Block title
Block content

Risale-i Nurlarda, nazarın güzelleşmesi hakkında ne gibi bilgiler veriliyor ve hangi Risaleleri tavsiye edersiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın kalp ve aklında ne hükmedip yerleşmiş ise, o hükme göre hadiseleri yorumlayıp algılaması insan fıtratının değişmez bir prensibidir.

Mesela pesimist (karamsar) bir filozof her şeyi karamsar olarak okur ve anlar, hayatı da ona göre şekillenir. Optimist (iyimser) bir filozof ise her şeyi iyimserlik penceresinden izler, hayatı da ona göre algılar. Kırmızı gözlük nasıl eşyayı kırmızı gösteriyor ise, siyah gözlük de eşyayı siyah gösterir.

Münkir, kainatı anlamsız, işe yaramaz ve tesadüfün oyuncağı olarak gördüğü için, her şey ona azaplı ve sıkıntılı olarak yansır. Mümin ise her şeyin anlamlı, faydalı olduğunu, Allah’ın tedbir ve iradesi dahilinde hareket ettiğini bildiği için, her şey ona sevimli ve huzurlu olarak yansır.

Keza, ibadet bir gözlüktür. Onu takmayanlar, mevcudatın yapmış oldukları fıtri ibadetleri göremezler ve okuyamazlar. Sağlam bir  iman nasıl her şeyin ardında Allah’ın kudretini ve tasarrufunu zahir bir şekilde görüyor ise, sağlam bir ibadet de mevcudatın hal ve kal dili ile  yapmış oldukları ibadetleri zahir bir şekilde gösterip ilan eder. Bu, Allah’ın insanın alemine koyduğu önemli bir kanun, mühim bir prensiptir. Bu kanun ve prensibin konulmasının sebebi ise; her şeyde Allah’a giden yolu görebilmek içindir.

“Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.”(1)

Bu ibareler uğursuz ve çirkin bakmanın muhalif manalarını ifade eder ki, bu ibarelerin manayı muhalifinden uğursuz bakmanın ne denli çirkin olduğu çıkar. Yani "çirkin gören, çirkin düşünür, çirkin düşünen de hayattan elem ve azap duyar" demektir. Öyle ise hayata ve olaylara iman ve ibadet gözlüğü ile bakarsak, her şeyin sırrı ve hakikati çözülür. O olaylar arkasındaki güzellikler tezahür eder ve insan o güzellikler ile mutlu ve bahtiyar olur.

Bu bakış açısını elde edebilmek için, insanın hem kalbini hem nazarını hem de bilinç altını iman ve hidayet ile doldurması gerekir. İnsanın kalbinde ve nazarında ne varsa hayatı ve olayları ona göre yorumlar. Öyle  ise en mühim iş, kalp ve nazarın nasıl ve neyle terbiye edildiğidir. Zaten insanın diğer cihazları kalp ve nazara bakar, kalp ve nazarda ne varsa hükmü de ona göre olur. 

Nazarımız imanla orantılı ve imanla çalışan bir mekanizmadır. Kuvvetli bir iman, kuvvetli bir nazarı netice verir. Kuvvetli ve tahkiki imanı bu zamanda Risale-i Nurlar veriyor. Risale-i Nurlar ile meşgul olup onu çok okursak inşallah nazarımız letafet ve keskinlik kazanır.  Ekser risaleler bu konuda size rehberlik yapabilr. Zira hemen çoğunda iman ve küfür nazarı karşılaştırılmıştır. İman ve Küfür Muvazeneleri adlı kitap bu konuda önrek bir derleme çalışmasıdır.

(1) bk. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...