Block title
Block content

“Risale-i Nuru ve şakirtlerini mahkûm etmek, doğrudan doğruya küfr-ü mutlak hesabına, hakikat-i Kur'âniye ve hakaik-i imaniyeyi mahkûm etmek hükmüne geçmek…” cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Efendiler, Reis Bey, dikkat ediniz! Risale-i Nuru ve şakirtlerini mahkûm etmek, doğrudan doğruya küfr-ü mutlak hesabına, hakikat-i Kur'âniye ve hakaik-i imaniyeyi mahkûm etmek hükmüne geçmekle, bin üç yüz seneden beri her senede üç yüz milyon onda yürümüş ve üç yüz milyar Müslümanların hakikate ve saadet-i dâreyne giden cadde-i kübrâlarını kapatmaya çalışmaktır ve onların nefretlerini ve itirazlarını kendinize celb etmektir."(1)

Risale-i Nur mesleği tamamen iman ve Kur’an hakikatlerini neşrettiği için, diğer meslek ve meşrepler gibi hususi ve özel kalmayıp, bütün Müslüman camiasına hitap eden bir meslektir. Bu sebeple bu mesleğe saldırmak ve mani olmak, dolaylı olarak iman ve Kur’an hakikatlerine mani olmak ve saldırmak anlamına geliyor. Öyle ise; Risale-i Nurlara hücum etmek, imana ve Kur’ana hücum etmekle eş değerdir.

Diğer bir husus; Risale-i Nurların yazıldığı dönemde iman ve Kur’an’ı neşreden bütün kurum ve kuruluşlar kaldırılıp yasaklanmış, diğer meslek ve meşrepler de sindirilmişti. Bu yüzden iman ve Kur’an hakikatlerini yegane neşreden ve hizmetini devam ettiren Risale-i Nurlar olmuş, tabiri yerinde ise İslam’ın ayakta kalan son kalesi olmuş. Elbette böyle bir kaleye; ancak dinsiz ve kafirler hücum edebilir. Ve bu kale ile bütün ehli iman alakadardır ve onun manevi destekçisidir.

(1) bk. Şualar, On İkinci Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...