Risale okuyunca hakikatlerinden istifade ediyoruz, ama inanmayanlar ile konuşurken veya menfi yazılara denk gelince, bu hakikatler akla gelmiyor, sebebi ve kurtulma çaresi ne olabilir? Batılın, safi zihinleri karıştırdığından mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İman ve Kur'an hakikatlerinin insanda hâl olması için iki ana yol vardır. Bunlar;

1. Celb-i nef' dediğimiz faydaları almak. Yani okumak, mütalaa etmek, müzakerelere ve derslere katılmak.

2. Def-i şer dediğimiz bu kazanımları tesirsiz bırakacak her türlü günahlardan ve dalalet fikirlerinden azami kaçmak ve uzak durmak.

İşte bu iki temel yolu sağlam tutarsak, bu hakikatler bizde hâl olur.

Evet, iman hakikatleri kalbe, ruha ve akla tam manası ile yerleşmeden batıl şeylerle meşgul olmak, aklı karıştırıp kişiyi tehlikeye atabilir. Bu sebeple öncelikle Risale-i Nuru çokça mütalaa edip iman hakikatlerini hazmetmemiz gerekir.

Batıl şeylere dair bir yazı / video / makale ile karşılaştığımızda kafamız karışıyor, zihnimiz bulanıyor ve kalbimiz müşevveş oluyorsa, henüz Risale-i Nuru hazmetmemişiz demektir.

Bu durumda birinci önceliğimiz Risale-i Nuru hazmetmek olmalıdır.

Bu hususta merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabey'in ifadeleri de bizlere rehber olmalıdır:

“Devamlı okumaya her gün devam ediniz. Kendini tekrar tekrar zevkle ve şevkle okutan bu şaheser külliyatını okudukça anlayışınız ziyadeleşecektir. Anlamanın tek çaresi; Nurlarla baş başa kalıp; zihnî cehd sarf ederek tekrar tekrar okumak sevgisiyle payidar olmaktır.”

“İşte insan üzerinde tesiri pek büyük olan böyle bir eseri devamlı olarak teenni ile ve lügatlerin manalarını öğrenerek, dikkatle okuyabilseniz, geceli gündüzlü çalışan birçok nur talebeleri gibi siz de büyük bir huzur ve saadete kavuşursunuz. Hem gayet cevval ve faal bir hale gelirsiniz.”(1)

Diğer bir husus, "batıl fikirleri etraflı ve derinlemesine tetkik etikten sonra, bu fikri çürütmeye kalkmak" şekli, safi zihinler için riskler ve tehlikeler taşır.

"Safi zihin"den kastedilen şey, avam ve derin meselelere girmeye kabiliyeti olmayan basit düşünceli insanlardır. Bu insanlar da ekseriyeti teşkil ettiği için, irşat ve nasihatte, bâtılı genişçe tasvir edip açmak, bu insanları şüphe ve inkara sürükleyebilir. Bu yüzden bâtıl fikir ve düşünceleri genişçe izah etmeden çürütmek gerekir. Risale-i Nurların tarzı bu minval üzeredir. Yani Nurlar, bâtılı saklı ve gizli tutup, esaslarını ve fikirlerini temelden çürütüyor.

Risale-i Nur muhatabına bâtılın reklamını ve izahatını yapmıyor. Sadece o yanlış ve batıl düşüncenin esassız ve çürük noktalarını gösteriyor, teferruata girmeyerek zihinleri bulandırmıyor.

(1) bk. Gençlik Rehberi, s. 233.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...