Block title
Block content

Risalede bir cümlede, Allah insanı dünyaya kendisine ibadet etmek için gönderdiği; başka bir cümlede ise, ibadetin insanın kendisinin manevi yaralarına tiryak olduğu söyleniyor. Konuyu izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Birinci Cümle:

"İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Hâlık-ı Kâinatı tanımak ve Ona iman edip ibadet etmektir.”(1)

İkinci Cümle:

"Fakat sen ibadete muhtaçsın; mânen hastasın. İbadet ise, mânevî yaralarına tiryaklar hükmünde olduğunu çok risalelerde ispat etmişiz”(2)

Bir şeyi bir maksat için yapıyor isek, o şeyi maksada elverişli ve o maksada eğilimli yaparız. Mesela, tarla sürmek için bir cihaz yapsak, cihazı tarlayı sürmeye en uygun biçimde ve en münasip bir şekilde tasarlarız. Yaptığımız cihaz tarla sürmeye elverişli ve uygun bir şekilde tasarlanmaz ise, maksada zıt olmuş olur, bu da hikmetsizliktir.

Allah, insanı kainata ibadet ve kulluk için göndermiştir; bu insanın yaralatış maksadıdır. İnsanın mahiyet olarak ibadete muhtaç ve mecbur olması da maksada hizmet eden bir unsur ve araçtır. Yukarıda vermiş olduğumuz örnekteki gibi, insan fıtraten ibadete muhtaç ve mecbur bir mahiyette yaratılmamış olsa idi, o zaman maksada zıt bir durum ortaya çıkacak idi; bu da hikmete münafi olur. İnsanın mahiyet olarak ibadete muhtaç olarak yaratılması, zannedildiği gibi ibadet için gönderilmesine zıt değil tam aksine ibadeti teyit ve takviye niteliğindedir.

Allah’ın insanı kainata iman ve ibadet için göndermesi -haşa- bir ihtiyaç ve gereksinimden ileri gelmiyor. İnsanı ibadet edecek bir mahiyet ile donatmış ve bunun yapılması ve gereğini de  ısrarla insanın lehine olarak istiyor. Bazılarının ısrara bakarak, "Acaba Allah’ın bizim ibadetimize ne ihtiyacı var?" sorusuna bir cevap olmak için, insanın mahiyet olarak ibadete ne kadar muhtaç olduğuna işaret ediliyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, Yedinci Şua.
(2) bk. Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a, Hatime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...