Block title
Block content

Risaleler, "miri malıdır", deniyor. Diğer taraftan da talebeliğin özelliği anlatılırken, "kendi malınız gibi kabul edin", deniliyor; burada bir tezat yok mudur?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Elbette kanaatiniz gelmiş ki, bu fakir kardeşiniz ene ile meydana çıkmamış. Sizi enesine hâdim yapmıyor. Belki enesiz bir hâdim-i Kur'ânî olarak kendini size göstermiş. Ve kendini beğenmemeyi ve enesine taraftar olmamayı meslek ittihaz etmiş. Bununla beraber, kat'î delillerle size ispat etmiştir ki, meydan-ı istifadeye vaz edilen eserler mîrî malıdır, yani Kur'ân-ı Hakîmin tereşşuhâtıdır. Hiç kimse enesiyle onlara temellük edemez."(1)

Talebeliğin şartlarında zikredilen sahiplenme ifadesi, başkalarının Risale-i Nurlara sahip çıkması anlamındadır. Yani Nur talebeleri, Risale-i Nurları kendi telifi gibi bilip öyle sahip çıkmaları gerekir. Burada ne kadar sahip çıkılır ise güzeldir. Zira Risale-i Nurlar Üstad Hazretlerinin bir telifidir, sahip çıkanlar ise başkalarıdır. Bunun benlik ve enaniyet ile bir irtibatı yok, tam aksine bir biz ve cemaat manası vardır.

“Bununla beraber, kat'î delillerle size ispat etmiştir ki, meydan-ı istifadeye vaz edilen eserler mîrî malıdır, yani Kur'ân-ı Hakîmin tereşşuhâtıdır. Hiç kimse enesiyle onlara temellük edemez.”

Yukarıdaki ifadelerde nazara alınan husus, Üstad Hazretlerinin enesi ve benlik duygusudur. Yani Üstad Hazretleri Risale-i Nurları benliğine bir alet ve vasıta yapmamak için miri malıdır, herkes çekinmeden Risale-i Nurlara sahip çıkabilir, diyor. Üstad Hazretleri bu ibareyi ehli ilmi Risale-i Nurların lehine çevirmek için ifade ediyor. Yani ilmi bir enaniyetten dolayı Risale-i Nurlara mesafeli duran ilim adamlarını çekmek için Üstad Hazretleri tam bir tevazü ile benliğini aradan çekiyor. Siz bana değil, miri malı olan Risale-i Nurlara bağlanıyorsunuz diyerek onların benlik ve hasetlik hissiyatlarını tedavi ediyor.

Özet olarak Üstad Hazretleri, "Ben, benlik ve enaniyet namına Risale-i Nurlara temellük edemem.", diyor. Risale-i Nurlar benim değil Kur’an’nın malıdır, öyle ise ona dört el ile sarılmak ilim adamlarının boynunun bir borcudur, demek istiyor.

Aynı manayı Nur cemaati de başka cemaatlere karşı yapmalıdır. Yani Risale-i Nurlar belli bir cemaat ya da topluluğun malı değil, bütün muhtaç gönüllerin ortak bir paydası ortak bir değeridir.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale, Beşinci Desise-i şeytaniye.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...