Block title
Block content

Risalelerde bahsedilen peygamber mucizelerini daha net bir şekilde anlatır mısınız? Geminin bulunması, telyini hadid, ölülerin diriltilmesi, Asa-yı Musa mucizesi ve Hz. Süleyman'ın Belkıs'ın tahtını görmesi hadisesini tarihten örnek vererek açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Peygamberlerin mucizeleri hakkında siyer ve hadis kitaplarında yeterli izah ve detaylar bulunmaktadır, o kaynaklara bakılabilir. Bu konu doğrudan sitemizin alanına girmediği için sadece numune olarak bir kaç örnek verelim:

"Andolsun, Dâvûd'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. 'Ey dağlar, onunla beraber tesbih edin ve ey kuşlar (siz de).' Ve ona demiri yumuşattık. Geniş zırhlar yap, dokumasını ölçülü yap ve (hepiniz) iyi işler yapın. Çünkü ben, yaptıklarınızı görmekteyim. diye vahyettik." (Sebe, 34/10-11).

Hz. Dâvûd (as) hakkında Kur'ân-ı Kerim'den gelen rivâyetler; Dâvûd (as)'ın çok güzel bir sesi olduğunu, kendisine verilen Zebur'u okumaya başlayınca, dağların ve kuşların onu dinlemek üzere etrafında toplandıklarını bildirmektedir.

Peygamberimiz (asv)'in mucizelerini Müslümanların yanı sıra gayri müslimler de görmüş ve bu vesile ile bir çok kişi imana gelmiştir. Peygamberimiz (asv)'in bazı mucizeleri şöyledir:

1. Düşmanlara Karşı Kazanılan Zaferleri ve Fetihleri Müjdelemesi:

"İşte, nakl-i sahih-i kat’î ile, Ashabına haber vermiş ki:

“Siz umum düşmanlarınıza galebe edeceksiniz. Hem feth-i Mekke, hem feth-i Hayber, hem feth-i Şam, hem feth-i Irak, hem feth-i İran, hem feth-i Beytü’l-Makdise muvaffak olacaksınız. Hem o zamanın en büyük devletleri olan İran ve Rum padişahlarının hazinelerini beyninizde taksim edeceksiniz.”

"Haber vermiş. Hem 'Tahminim böyle' veya 'Zannederim' dememiş. Belki, görür gibi kat’î ihbar etmiş, haber verdiği gibi çıkmış. Halbuki haber verdiği vakit, hicrete mecbur olmuş, sahabeleri az, Medine etrafı ve bütün dünya düşmandı."(1)

2. Ümmeti Hakkında Bilgi Vermesi:

"Hem ferman etmiş ki:

زُوِيَتْ لِىَ اْلاَرْضُ فَاُرِيتُ مَشَارِقَهَا وَمَغَارِبَهَا وَسَيَبْلُغُ مُلْكُ اُمَّتِى مَا زُوِىَ لِى مِنْهَا

["Yeryüzü benim için büzülüp katlandı. Bana onun doğuları ve batıları gösterildi ve ümmetimin mülkü benim için katlanan yerlere kadar ulaşacaktır. (Yani şarktan garba kadar benim ümmetimin eline geçecektir. Hiç bir ümmet o kadar mülk zaptetmemiştir.)" (Müslim, Fiten, 19, 20.)]

deyip, 'Şarktan garba kadar benim ümmetimin eline geçecektir. Hiçbir ümmet o kadar mülk zaptetmemiş.' Haber verdiği gibi çıkmış."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup

(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...