Block title
Block content

Risalelerde Efendimizin beşeriyet yönü nazara verilirken, "Bize imam olması bunu iktiza ediyor." deniyor. Ancak Efendimizin göğsü yarılmış kalbi yıkanıp hikmetle doldurulmuş ve mucize de göstermektedir. Dolayısı ile dini yaşaması daha kolay olmaz mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Peygamberlerin diğer insanlara karşı zaten bir imtiyazları var. İmtiyaz tamamen kalksa o zaman rehberlik ve modellik yapamazlar. Yani vahye ve mucizeye mazhar olmasalar, bizim gibi sıradan insanlar olurlar ki, o zaman diğer insanlara yol gösterip onları ikna edemezler. Bu yüzden Allah onlara bazı imtiyazlar veriyor.

Üstad bu manayı şu cümleler ile ifade ediyor:

“Mu’cize ise, Hâlık-ı Kâinat tarafından, onun dâvâsına bir tasdiktir, sadakte hükmüne geçer. Nasıl ki, sen bir padişahın meclisinde ve daire-i nazarında desen ki, 'Padişah beni filân işe memur etmiş.' Senden o dâvâya bir delil istenilse, padişah 'Evet.' dese, nasıl seni tasdik eder. Öyle de âdetini ve vaziyetini senin iltimasınla değiştirirse, 'evet' sözünden daha kat’î, daha sağlam, senin dâvânı tasdik eder."

"Öyle de Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm dâvâ etmiş ki:"

“Ben, şu kâinat Hâlıkının meb’usuyum. Delilim de şudur ki: Müstemir âdetini, benim dua ve iltimasımla değiştirecek. İşte, parmaklarıma bakınız, beş musluklu bir çeşme gibi akıttırıyor. Kamere bakınız, bir parmağımın işaretiyle iki parça ediyor. Şu ağaca bakınız, beni tasdik için yanıma geliyor, şehadet ediyor. Şu bir parça taama bakınız, iki üç adama ancak kâfi geldiği halde, işte, iki yüz, üç yüz adamı tok ediyor.”

Ve hâkezâ, yüzer mu’cizâtı böyle göstermiştir.” (1)

Peygamberlerin ismet, fetanet, sıdk, emanet gibi fıtri üstünlükleri ve imtiyazları bize sadık bir rehber olmalarını temin ediyor. Şayet onlar -haşa- fısk, hamakat, kizp ve ihanet sıfatları ile alude olsalardı, hem Allah’ın hakkı ile elçisi olamazlardı, hem de insanların kalp ve ruh dünyasında tam bir otorite kuramazlardı. İmtihan ve hakkaniyet şaibeli olurdu. Bu yüzden Allah nebilerini insanların üstünde yüksek bir mizaç ve meziyet ile donatmıştır.

Lakin tamamı ile insanlardan kopuk ve melek gibi bir vaziyet de verilmemiş. Onlar da bizim gibi insandırlar, lakin imtiyazlı insanlardır. Yani müthiş bir denge ve ölçü içinde yaratılmışlar. Ne imtiyazsızlar ne de insandan farklı melek gibi bir vaziyetteler.

Peygamberler belki imtiyaz içindeler, ama en büyük imtihan ve sıkıntıyı da onlar çekmişlerdir. Hatta öyle ki, bazen etleri demir taraklar ile taranarak şehit edilmişlerdir. Peygamber Efendimiz (asm)'in çektiği sıkıntılar malumdur.

Her nimetin ve imtiyazın ağır bir de bedeli ve mesuliyeti vardır. Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. Nebilere güç ve kuvvet vermişse de ona göre de yük ve ağırlık bindirmiştir. Bütün insanlık toplansa Allah Resulü (asm)'nün manevi yükünün ve imtihanının altından kalkamaz. Elbette bu yüke nurla yıkanmış hikmetle arındırılmış bir kalp iktiza eder.   

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...