Block title
Block content

Risalelerde, harama bakmak nisyan verir, deniyor. İlgili yerde neden her zaman denmiyor da "mümkün oldukça" kaydı koyuluyor? Bir de ehl-i sefahet ve gayri müslimlerden çok zeki ve hafıza bakımından mükemmel kişiler var!..

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Harama bakmak, direkt olarak değil, dolaylı olarak unutkanlığa sebep oluyor. Harama bakan birisi istimnaya ya da cinsel ilişkiye kendini mecbur ettiği için, fiziki olarak yıpranır. Bugünkü tıp ilmi, aşırı istimna ve cinsel ilişkinin unutkanlığa yol açtığını kabul ediyor.

Uzman ilim adamlarının istimna konusunda araştırma neticesi ortaya koydukları gerçek şudur: Aşırı şekilde istimnada devam edenler, akla yönelik bir takım hastalıklara maruz kalıyorlar. Bunları şöyle sıralıyabiliriz: Zühul ve nisyan (unutma, geçiştirme), irade zayıflığı, hafızada gerileme, yalnızlığa heves, çabuk unutma, korku ve gevşeme, üzüntü ve sıkıntı, birtakım suçları işlemeyi tasarlama, intihar. Buna benzer birtakım düşünceyi alt-üst eden, iradeyi iyice zayıflatıp şaşkınlaştıran, kişiliğin zedelenmesi gibi arazlar, illetler.

Bir takım istisnaları göstererek bu genel hükmü kabul etmemek yanlış ve hatalı olur, diye düşünüyoruz. Gayri müslimler içinde çıkan bilim adamlarının tümü, daima günah işliyorlar şeklinde bir yargıya tabi tutmak da doğru değildir. Bilimsel çalışmaları için kendine dikkat eden insanların sayısı az değildir, gayrı müslim olsa bile. Bir Ayşntayn, bir Edison veya Nevvton acaba sabahtan akşama kadar günah mı işliyorlardı. Bunlar kendilerini ilmi çalışmalara öyle bir kaptırıyorlar ki, temel görevlerini bile unuttukları oluyor.

- Haram nazar mı, harama nazar mı, nazar-ı haram mı nisyan verir?

Haram nazar,  harama nazar, haramı nazar, nazar-ı haram ifadeleri hep aynı manayı ifade etmektedir. Günümüz Türkçesindeki karşılığı: Haram bakış veya harama bakış şeklinde ifade edlebilir. Yani, "İslamın yasakladığı şeylere bakmak" veya "İslamın yasakladığı bakışlar" şeklinde de ifade edilebilir.

Farklı şekilde ifade edilebilen bu mesajın hakikatini şöyle ifade etmek mümkündür: İslamın yasaklamış olduğu şeylere (özellikle kadın kastedilmektedir) bakmak unutkanlık problemini doğrumaktadır. Bu iddianın bilimsel izahı ise, cümlenin devamında yapılmaktadır.

- Üstad; "Mümkün oldukça namahreme nazar etme." ifadesini kullanılıyor. Neden her zaman demiyor da "mümkün oldukça" kaydını koyuyor?

"İkinci adam ve meselesi: Risale-i Nur talebelerinden bir genç hâfız, pek çok adamların dedikleri gibi dedi: 'Bende unutkanlık hastalığı tezayüt ediyor, ne yapayım?'"

"Ben de dedim: 'Mümkün oldukça nâmahreme nazar etme. Çünkü rivayet var: İmam-ı Şâfiî'nin (r.a.) dediği gibi, Haram-ı nazar, nisyan verir.'"(1)

Bu ifadeden iki mana çıkarılabilir:

Birisi, bu zamanın günahlar noktasından ne denli dehşetli olacağıdır. Bu asırda  günahlar insanı âdeta rüzgar gibi her taraftan kuşatıyor. En takva insanlar bile bu günahlardan mutlak manada kendini kurtaramıyor. Bu bir realitedir. Üstad Hazretleri bu ifadesi ile bu realiteye işaret ediyor.

İkincisi insanın fıtrat olarak sagairden (küçük günahlardan) tamamı ile kurtulmasının mümkün olmadığına işaret ediliyor. Yani insan fıtrat olarak yüzde yüz bir netice ile günahlardan kendini alıkoyamaz; mutlaka bir yerden bulaşır. Bu da insanın fıtratının bir realitesidir.

İşte insan bu iki realite içinde sıkıştığı için tamamen değil de mümkün mertebe günahlardan çekinebilir. Üstad Hazretleri de bu genel mefhuma işaret ediyor. "Tamamen" demiş olsaydı, bir karamsarlık hali oluşabilirdi.  

(1) bk. Kastamonıu Lâhikası, 91. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...