Block title
Block content

Risalelerde, karıncanın Firavun sarayını yıktığı ifade ediliyor. Bu olay nasıl olmuş, detaylı bilgi verebilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Biz de kudretimizin ayrı ayrı delilleri olarak onların üzerine tufan gönderdik, çekirgeler gönderdik, haşerat gönderdik, kurbağalar gönderdik, kan gönderdik. Yine de inad edip büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular." (A’raf, 7/133)

Firavun halkına gönderilen bu felaketlerin gerek nitelikleri, gerek süreleri hakkında, Kur’ân’da hiçbir bilgi ve işaret bulunmuyor. İsrailiyat kaynaklı ayrıntılı hikayeler bazı tefsirlerde yer almıştır.

Bu ayette Mısırlılara verilen cezalar sıralanmıştır:

Tufan: Sözcük anlamı itibarıyla “etrafı dolaşan, çevreleyen” demektir. Bu sözcükten, “kolera tipi salgın hastalık” anlamı çıkaranlar da vardır. Ama sözcük; “boğan su” anlamında meşhurlaşmıştır. Bundan da anlaşılan aşırı yağışlarla oluşan sel baskınlarıdır.

Çekirgeler: Başta ekinler olmak üzere bütün bitki örtüsüne zarar veren bir canlıdır. Anlaşıldığına göre bir çekirge istilâsı söz konusu olmuş, tarlalardaki, bağ ve bahçelerdeki tüm ürün mahvolmuş, çekirgeler onların açlığa mahkûm olmalarına sebep olmuştur.

Haşere: Bunlar; bit, pire, tahtakurusu, güve, kene, karınca türü yaratıklar olup, demek ki Mısır halkı bir dönem de bunların istilâsına maruz kalmıştır. Karıncaların Firavun'un sarayını yıkması burada muhtemel bir durum olabilir.

Şöyle ki: Cenab-ı hak Hz. Musa (as)'nın sözlerine inanmayıp doğru yola gelmek istemeyen Mısırlılara türlü türlü belalar göndermişti. Rivayetlere göre bunların bir tanesi de karıncalardı. Milyonlarca karınca ortalığı kapladı. Bunlar her yere sızıp giriyor, yiyeceklere su kaplarına dolarak elbisenin içine girip vücutlarını ısırarak Mısırlıları canlarından bezdiriyordu. Hatta bu istila sırasında karıncaların Firavun'un sarayını bile yıktıkları söylenir.

 Bu bela On Bela'dan "Kummel" belasının kapsamına giriyor, şöyle ki: 

"Bunun üzerine, Yüce ALLAH; onlara Kummel  küçük, kanadsız çekirgeyi, ekin bitini, karıncayı musallat etti."

"Bunlar, yerdeki bütün bitki artıklarını da, yaladı, tüketti. Küçük karıncalar da, adamların elbiseleriyle vücudları arasına girip vücudlarını ısırırlar, yedikleri yemeklerin içine dolarlardı! Nihayet, evlerinin üzerinde kireç harcıyla tuğladan, kaypak, üzerlerine çıkılamayacak sütunlar yapıp yemeklerini, onun üzerine koydular."

"Yemeklerini yemek için, oraya çıktıkları zaman, ellerinden kurtulduklarını sandıkları hayvanları, orada da, yemeklerin içine dolmuş buldular! Kendilerine, bu belâdan daha ağır gelen bir belâ olmadı. İşte, bu, Yüce ALLAH´ın, Kur´ân-ı Kerim´de Ricz diye andığı belâ idi."(1)

"Mısırlılar; üzerlerinden bu belânın kaldırılması için, Rabb´ına dua etmesini, Mûsâ Aleyhisselâm´dan istediler ve iman edeceklerini söylediler. Üzerlerinden, bu belâ da kaldırıldığı zaman, sözlerinde durmadılar, iman etmeye yanaşmadılar."(2)

Kurbağalar: Dere, göl gibi suların çevrelerinde ve bataklıklarda yaşayan hayvanlar olup, bunların şehre gönderildiğine dair ifade; oluşan hortum afeti ile yaşadıkları yerlerden sökülüp şehrin üzerine yağdırıldıklarını düşündürmektedir.

Kan: Genellikle su kaynaklarının kana dönüşmesi tarzında yorumlanmıştır.

Dipnotlar:

(1) bk. Taberî-Tarih, I / 211-212.

(2) bk. a.g.e.; Sâlebî-Arais s.192-193, İbn.Esîr-Kâmil, I / 186.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Dördüncü Lem'a | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 8872 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...