Block title
Block content

Risalelerde ledün ilmi var mıdır? Şayet varsa, Üstad Hazretleri ledün ilmini nasıl öğrendi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İlm-i Ledün: Olayların içyüzüne vukufiyet. Sırlı bilgiler. Çirkin görünen hadiselerdeki İlahi hikmetleri ve güzellikleri bilmek ve görmektir.

Hz. Hızır’ın ilmiyle ilgili olarak âyette,

“Ona kendi katımızdan bir ilim öğretmiştik.” (Kehf, 18/65)  

denilmektedir. Âyetteki "ledün" ifadesinden hareketle, zamanla bu tür sırlı bilgilere ilm-i ledün denilmiştir. Bu, özel bir bilgi türüdür; vehbidir, kesp ile elde edilemez. Tarih, coğrafya, fizik gibi ilimleri kitaplardan veya öğretmenlerden öğreniriz. Ledün ilmi ise, İlâhî menşeli ilhama mazhariyetin neticesinde kendini gösterir.

Üstad Hazretlerinin yazdığı Nur Risaleleri, bugün dünyanın belli başlı dillerine tercüme edilmiştir ve çok geniş kitleler tarafından okunmaktadır. İslâm’i ilimlere vâkıf olan kimseler bu eserleri okuduklarında onda ledünni sırlar da olduğunu görmektedirler. Ama bu, "Nur Risalelerinin tamamı Ledünni sırlarla doludur." anlamına da gelmemektedir.

Bütün hadiselerin tek tek batini ve içyüzünü idrak ve ihata etmek mümkün değildir. Ancak Allah, ilham eseri olarak, belki bütün olayların değil ama bazı hadiselerin içyüzünü, bazı kullarına bildirmesi mümkündür ve vakidir. Hatta her insanın hayatında ledün ilminin küçük bir kırıntısı ya da bazı tecellisi tezahür edebilir. Ama rutin ve ilim suretinde olmak ayrı bir hususiyet, ayrı bir talihtir.

Bunun yanında Allah, ledün makamını alelade ve hikmetsiz olarak bir insana tevdi etmiyor. Elbette bu makamı verme ölçüleri de vardır. Ölçüleri Allah tayin eder. Ölçüler, Allah’ın seçimini tayin ve tespit etmez. Velayette azami kesp gösterenler içinden Allah dilediklerine ledünniyet  bahşetmiş demekte bir sakınca yoktur. Belki ledünniyet  bir hak, bir hisse olmayabilir, ama bu hakka kesbi istihkak olabilir. Yani ledün ilmini hak etmeyi hak etmek olabilir.

Biz bu hususta, yani kesb-i istihkakta azami gayret sarf edebiliriz, lakin onun neticesinde hasıl olacak ledünniyet tamamen vehbi ve ikramidir. Üstad Hazretlerinin de bu ilimden istifade ettiğini hem eserlerinden hem hayatından anlıyoruz. Bu ilmi özel bir şekilde özel birisinden talim ettiğine dair elimizde bir kayıt yoktur. Lakin Üstad Hazretlerinin manevi âlemde başta İmam Ali (ra) olmak üzere pek çok büyük evliya ile irtibat içinde olduğunu da biliyoruz. Hz. Hızır'dan ders almış olması mukadderdir. Zira bütün evliyalar belli bir makamdan sonra onunla görüşüp sohbet etmişler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...