Block title
Block content

Risalelerde sık geçen "Hiçbir şey yoktur ki; O'nu hamd ile övüp tesbih etmesin." âyetini nasıl anlayabiliriz, cansız varlıklar Allah'ı nasıl tesbih eder?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ı tesbih etmek, Onun eksik ve kusurlardan mukaddes ve münezzeh olduğunu bildirmek ve ilan etmek ki bu tesbih kal ve hâl şeklinde olmak üzere iki şekilde olur.

Hâl dili ile yapılan tesbih, eşyanın mükemmel ve kusursuz hali ile sanatkarının da mükemmel ve kusursuz olduğunu ifade ve ilan etmesidir. Bu noktadan bütün eşya kusursuz hâli ile Allah’ı takdis ve tenzih ediyor.

Nasıl kusursuz bir eser eser sahibini kusursuzluğu ile alkışlatır ve över ise, aynı şekilde kâinat ve içindekiler de kusursuz tasarım ve sanat olmaları ciheti ile sanatkârları olan Allah’ı tazim ve tesbih etmiş olurlar.

Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de buyrulur ki

"Kâinatta hiçbir şey yoktur ki hamd ile Allah'ı tesbih etmesin, Onu anmasın, Ona dua etmesin. Fakat siz onların bu tesbihlerini, zikirlerini, dualarını fark etmiyorsunuz."(İsra, 17/44)

Bir de kal (konuşma) dili ile yapılan dua ve zikirler vardır ki âyette de ifade edildiği gibi, eşyanın bu dillerini bizim anlamamız mümkün değildir. Dünya üstünde birbirini anlamayan binlerce insan dilinin olması bile bu kapsama girer. Yani kâinatta her şey hâl ve kal dili olmak üzere Allah’a tesbihte ve tahmidde bulunuyor.

Güneşin haşmeti ile Allah’ı tesbih ve tazim etmesi olduğu gibi, güneşin bizim bilemediğimiz bir dil ile Allah’ı tesbih ve tekbir etmesi de olabilir.  Bunların hepsi imkan dahilindedir. Allah et parçası olan dilimize nasıl konuşma özelliği verdi ise, aynı şekilde mevcudata bizim anlamakta zorlandığımız dillerden vermesi de akıldan uzak değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İçerik ve Külliyat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2458 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...