Risalelerdeki mektupların ekserisinin başında geçen; "Ebeden ve daimen" duasının Peygamberimizin duaları arasında yer alıp almadığını soruyorlar. Konu hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an, farz olan ibadetlerin dışında zikir ve dua kavramlarını mutlak anlamda teşvik ediyor, hatta insanlığın en önemli bir kulluğu olarak takdim ediyor. Ve bu kavramların çerçevesini çizerek bir sınırlama getirmiyor. Sadece insanlara örnek teşkil edecek bazı formatları takdim ediyor. Gerisini ise insanların fıtrat ve mizacına havale ediyor. Böylelikle fıtratlar ve mizaçlar adedince renkli dua ve zikir formları ortaya çıkıyor ki, bu da Rabbimizin maksududur. Rabbimizin maksudunun bu yönde olduğunu, insanları farklı mizaç ve fıtratta yaratmasından anlıyoruz.

Hal böyle olunca sünnetle sabit olan ortak dua ve zikrin yanında, her alim ve evliyanın kendine özgü zikir ve dua şekilleri ortaya çıkıyor.

“Ey iman edenler! Allah’ı çok zikredin. Sabah akşam O’nu tesbih edin.” (Ahzâb, 33/41-42)

Bu âyet-i kerîmede de gördüğümüz üzere, buradaki “sabah akşam” ifadeleri bütün vakitleri içine almaktadır. Demek oluyor ki, Allah Teâlâ kendisini her an ve her fırsatta anmamızı, zikir ve tesbih etmemizi istemektedir. Ve bunu genel anlamda teşvik etmektedir. Meseleye bu bağlamda bakacak olursak Risale-i Nur'da geçen bazı dualar mutlak ve Risale-i Nurlara has dualardır. İlle de sünnette bulunması gerekmiyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...