Block title
Block content

Risaleleri her okumada farklı manalar anlaşılmasını izah eder misiniz? Bir eser okunduğunda alınacak mana bellidir, konuyu açabilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ganiyy-i Mutlak bizlere mide ve dil verip, onlar için sofralar açtığı gibi; akıl, hayal, sır, ruh gibi sair ve belki had hesaba gelmeyecek letaiflerimizin herbiri için de hadis sofralar açmış. Bizler de bir kere yemekle doymuyor, her gün yemeye, her gün nefes almaya ve her gün en az beş vakit namaz kılmaya ihtiyaç duyuyoruz.

“Risale-i Nur'un gıda ve taam hükmündeki hakikatlarından hem akıl, hem kalb, hem ruh, hem nefis, hem his hisselerini alabilir. Yoksa yalnız akıl cüz-i bir hisse alır, ötekiler gıdasız kalabilir.”(1)

Herbir farklı okunuşta türlü türlü letaifler için, çeşit çeşit gıdalar çıkarılmaya müsait, bu sadece Bediüzzaman Hazretleri için değil, diğer insanlar için de mümkündür; velev ki çok Risale-i Nur talebeleri senelerdir defalarca aynı risaleleri okumaktadır.

Üstad Hazretleri şöyle diyor:

Bu ehemmiyetli risalenin, herkes herbir meselesini anlamaz. Fakat hissesiz de kalmaz. Büyük bir bahçeye giren bir kimsenin, o bahçenin bütün meyvelerine elleri yetişmez. Fakat, eline girdiği mikdar yeter. O bahçe yalnız onun için değil, belki elleri uzun olanların hisseleri de var...”(2)

Her bir risalenin içinde pek çok mertebeler derc edilmiştir; bu durum ise Kur'an’ın hakiki bir tefsiri olmasından ileri geliyor. Nasıl ki 350.000'den fazla tefsir yazılmış ve aynı ayetlerden çok farklı manalar çıkarılmış, okundukça usanç vermiyor, farklı yerlere dikkat çekiyor; Kur'an’ın hakiki bir tefsiri olan Risale-i Nur’dan da aynı risaleden farklı farklı anlamlar çıkarılıyor.

Üstad’ın dediği gibi, dışarıdaki dünya bir; fakat insanlar adedince hususi dünyalar var, insan bir ayna gibi dışarıdaki bütün hakikatleri kendi üzerine aldığında, o aynanın şeklini veriyor, o aynanın rengine boyuyor. İnsan belki de çoğu zaman farklı ruh halleri içinde bulunuyor, terakki ettikçe aynası tazeleniyor. Dolayısıyla bu insanın terakkisiyle veya tedennisiyle, dışarıdaki bütün manalar insanın aynasında yeniden şekillendirilebiliyor ve farklı manalar çıkarılabiliyor. Tıpkı bazen yağmura bakınca hüzün, bazen ise sevinç duyduğumuz gibi...

Nasıl ki Kur'an kainata mana-yı harfiyle bakan bir müfessir, risale de Kur'an’ın hakiki bir tefsiri ve nasıl ki kainat kitabındaki ayetlerden çokça manalar çıkabiliyor, aynen öyle de Furkan-ı Hakim’in ayetlerinden türlü türlü manalar çıkıyor, 350.000'den fazla eser hazırlanıyor; aynen öyle de Kur'an’ın hakiki bir tefsiri, yani doğal olarak da kainatın da hakiki bir tefsiri olan Risale-i Nur’dan her okundukça tazelenen ve renk değiştiren aynamızla farklı anlamlar çıkarmamız kaçınılmaz.

Yine Üstad Risalelerde çok anlamlar dercedildiğini şöyle dile getiriyor:

"İki üç gün evvel, Yirmi İkinci Söz tashih edilirken dinledim. Gördüm ki, içinde hem küllî zikir, hem geniş fikir, hem kesretli tehlil, hem kuvvetli İmân dersi, hem gafletsiz huzur, hem kudsi hikmet, hem yüksek bir ibadet-i tefekküriye gibi nurlar var. Bir kısım şakirtlerin ibadet niyetiyle risaleleri, ya yazmak veya okumak veya dinlemekliğin hikmetini bildim. Bârekâllah dedim, hak verdim."(3)

Dipnotlar:

(1) bk. Şahitlerin Dilinden, Bayram YÜKSEL

(2) bk. Şualar, Yedinci Şua.

(3) bk. Kastamonu Lahikası, (161. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Okuma ve Anlama | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1515 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...