Block title
Block content

Risaletin delillerinde; "Ben gidiyorum, tâ size Faraklit gelsin. Yani, Ahmed gelsin." kısmı eksik alınmış; ayetin devamında "Babama gidiyorum." ifadesi var ki; kesinlikle tahrif olmuştur. Üstad tahrif edilen yerden niye almış olabilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Birincisi, “babam” ifadesinin orijinal İncil'de müteşabih bir ayet olarak zikredildiğini bütün İslam alimleri kabul etmekteler. Ki benzer teşbihler Kur’an ve hadislerde de geçmektedir. Yüz, el, baldır, oturmak, gibi tabirler Kur'ân ve hadislerde de geçmektedir. Daha sonra bu teşbihler hakikat telakki edilip amacından saptırılmıştır.

“Sana bu kitabı indiren O’dur. Kitabın bir kısım âyetleri muhkem olup bunlar onun esasını teşkil ederler. Diğer kısımlar ise müteşabihtirler. Kalplerinde eğrilik olan kimseler onun sadece müteşabihleri ile meşgul olurlar. Bundan maksatları, sırf fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına göre yorumlamaktır. Halbuki onların gerçek mânâlarını yalnız Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar ise, onların mânâlarını anlamaya çalışmakla beraber, asıl maksat ve mânâlarını Allah Tealâ’ya havale edip; ‘Allah’ın maksadı ne ise biz ona inandık. Gerek muhkemi, gerek müteşabihi hepsi Rabbimiz tarafından gönderilmiştir...’ derler. Bunu ancak kamil ve öz akıl sahipleri düşünebilirler."

"Ve onlar sözlerini şu duayla bitirirler: ‘Ey bizim yüce Rabbimiz! Doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi yanlışa saptırma, yüce katından bize rahmet bağışla. Şüphesiz sonsuz lütuf sahibi olan ancak sensin.’” (Âl-i İmran, 3/7 ve 8)

Rahipler ve hahamlar, Tevrat ve İncil’in müteşabih kısmını hevalarına göre yorumlayıp amacından saptırmışlardır.

İkincisi, Peygamber Efendimiz (asm)'in isminin hem İncil'de hem de Tevrat'ta geçtiği ayetle sabittir. Yani Allah İncil ve Tevrat’ın, her ne kadar tahrif edilmiş olsa da Hazreti Peygamber (asm)'e tanık ve şahit olacağını ayetlerinde ilan etmektedir.

"Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken, secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir." (Fetih, 48/29)

"Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: 'Ey İsrailoğulları! Ben size Allah'ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim.' demişti. Fakat o, kendilerine açık deliller getirince: 'Bu apaçık bir büyüdür.' dediler." (Saff, 61/6)

Üçüncüsü, İncil ve Tevrat’ın tamamı tahrif edilmiş değildir; içilerinde bir kısım ayetlerin günümüze kadar geldiği bir gerçektir. Çünkü Kur’an’la örtüşen bir çok Tevrat ve İncil ayetleri mevcuttur.

Kur’an’ın bir vasfı da "musahhih" olmasıdır. Yani Tevrat ve İncili tashih (tahrif edilen kısımları düzelten) edip hak ve doğruyu ayan beyan ortaya koymasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

karolin
Bilmediğim birşey öğrendim... Peki burada "BABAM" ifadesindeki müteşabih mana nedir?Ben manasını bilmiyorum..Zahir manayla algılıyorum hata ediyorum..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
Şimdi ben günaha mı girdim..Haşa incilde olan bir ayete bilmeyerek yok dedim..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

İncil de ki baba metaforu hıfz ve şefkat anlamında kullanılıyor. Ama zamanla kalbinde eğrilik olanlar bunu zahirine hamletmişler. Konuya vakıf ve hakim olmadan var ya da yok dememeyi kendimize şiar edinmeliyiz. İncil muharref bir kitap olduğu için imanınıza bir halel gelmez. Ama yine de bilmeden konuşmamayı şiar edinmeliyiz.     

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ciddeli

Bu güzel bahse iki ayet-i kerimeyi yazarak katkıda bulunmak istiyorum:

Maide Suresi 116.Ayet: 

Allah, kıyamet günü şöyle diyecek:
“Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara, Allah’ı bırakarak beni ve anamı iki ilâh edinin, dedin?” 
İsa da şöyle diyecek:
“Seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. Hakkım olmayan bir şeyi söylemem, benim için söz konusu olamaz. Eğer ben onu söylemiş olsaydım, elbette Sen bunu bilirdin. Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben Sende olanı bilemem. Şüphesiz ki yalnızca Sen gaybları hakkıyla bilensin.”

Nisa Suresi 171. Ayet:

Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. 
Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. 
Öyleyse Allah’a ve peygamberlerine iman edin, 
“(Allah) üçtür” demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. 
Allah, ancak bir tek İlâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. 
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. 
Vekil olarak Allah yeter.

Baba kelimesi "Vekil" ismine de bir işarettir. Vekil, hıfz ve şefkat ile korur. Her derdine yetişir. Acziyetimizin tüm mertebelerine ulaşır ve sonsuz mutlu eder.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...