Block title
Block content

Rububiyet ve ulûhiyete âit şuûnatı kemâl-i muvazene ile cem etmesidir. Burayı izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an-ı Kerim Allahın terbiye edici olması ve tek ilah olmasıyla ilgili çok ince noktalara temas eder. Bu inceliği, zamanla tahrif edilmiş olan diğer semavi kitaplarda ve aklıyla Allah’a ulaşan kimselerin eserlerinde göremeyiz. Mesela:

• Muharref Tevratta Allahın gökleri ve yeri altı günde yarattığı anlatılır ve “cumartesi günü istirahat etti” denir. Kur’anda ise, Allahın gökleri ve yeri altı günde yarattığı ifade edildikten sonra “Allah onları yaratmaktan yorulmadı” buyrulur.

• İncilde Hz. İsa’dan “Allah’ın oğlu” olarak bahsedilir. Kur’an ise Hz. İsa için daima “Meryemin oğlu” ibaresini kullanır. Çünkü “Allah’ın oğlu” ifadesi rububiyet ve uluhiyeti rencide eden bir ifadedir.

• Bazı filozoflar Allah’ın varlığını kabulle beraber ya Onun iradesini veya bir başka sıfatını tam anlayamazlar, inkar cihetine giderler. Bazılarına göre Allah alemi yaratmaya mecburdur. Bazıları “Allah alemi yaratmış, ama artık şimdi istese de karışamaz” derler.

• Dünyanın hemen her tarafında “yüce Yaratıcı” anlamında bir ilah inancı genelde bulunmakla beraber insanların çoğu Allah’a bir sembol olmak üzere yapılan putlardan kurtulamamıştır. Kur’anın çok ısrarla tevhidi nazara vermesi, bu yanlışlardan insanlığı kurtarmaya yöneliktir.

İşte, Kuranın sıkça vurguladığı “ibadet edilmeye tek layık olan Allah’tır.” “Bütün alemleri terbiye eden odur.” manasını bildiren ayetler bu kelamın beşeri değil ilahi olduğunu göstermektedir. Kur’an’da Allah, kendisini kendi şanına yakışan bir azamette tanıttırmaktadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...