Block title
Block content

"Ruhaniyat" ne demektir? "Ruhani" kavramını açar mısınız? Melek ve cinlerden farklı mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ruhanî denilince kelime manasıyla cismanî olmayan bütün varlıklar anlaşılır. Bunlar; melekler, cinler ve şeytanlar olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Şeytanlar da aslında cin grubuna girerler ve onların inanmayan kısmına denilir.

Şu var ki, melekler cismanî olmamaları cihetiyle ruhanîler grubuna girmekle birlikte, meleklerin nurdan yaratılmış müstakil bir nev’ oldukları da gözden ırak tutulmamalıdır

İnsanlar ve hayvanların, hem ruhları hem de cesetleri vardır. Onun için, bunlara ruhanî denilmemektedir. Ancak, ölen bütün canlıların ruhları yok olmayıp varlıklarını devam ettirdiklerinden, o ruhlar âlemi de ruhanîyattan addedilebilir. Nitekim bir yerde bu manaya şöyle işaret edilmiştir:

“Bu hadsiz tereşşuhat ve lemaat gösteriyor ki: Şu âlem-i maddîyat ve şehadet ise, âlem-i melekût ve ervah üstünde serpilmiş tenteneli bir perdedir.” (1)

Peygamber Efendimiz (asm) “Melekler nurdan; cinler dumansız ateşten/alevden; insanlar ise size anlatıldığı gibi (topraktan) yaratılmıştır.” (2) buyurmuştur.

Şu hususun öncelikle ifade edilmesi gerekiyor: Bütün melekler ruhanî varlıklardır, ama bütün ruhanîler melek değillerdir. Cinler de vefat eden insanların ruhları da ruhanî grubuna girerler, ama melek değillerdir.

Varlık alemi hakkında yapılan gayb-şehadet, mülk-melekût, dünya-ahiret şeklindeki ikili tasniflerden birisi de alem-i emir ve alem-i halk şeklindedir. Toprak halk aleminden, yer çekimi emir alemindendir. Aynı şekilde ruhlar emir aleminden bedenler halk alemindendir. İnsanın topraktan yaratılmış olması onun bedeniyle ilgilidir, bu bedene ana rahmindeki hayatının bir safhasında alem-i emirden olan ruh ilka edilmektedir.

Ruhun topraktan yaratılmadığı açıktır. Aynı şekilde yeryüzündeki bütün canlıların da ruhları topraktan yaratılmış değildir. Ancak, ruhların görünmemeleri ve emir aleminden olmaları sebebiyle biz bütün bu canlıların, hadiste haber verildiği gibi, topraktan yaratıldıklarını görüyor ve biliyoruz.

Cinlerin ateşten yaratılmış olmaları da aynı şekilde değerlendirilecektir. Demek ki, insan nevinin yaratılmasına en uygun unsur toprak olduğu gibi, cin nevinin yaratılmasına da en uygun unsur ateştir. Keza, meleklerin nurdan yaratılmaları da bu manadadır.

Üstad  hazretleri “... madde-i nurdan, hattâ zulmetten, hattâ esîr maddesinden, hattâ mânalardan, hattâ havadan, hattâ kelimelerden zîhayat, zîşuuru kesretle halkeder..” (3) buyurmakta ve bunlara örnek olarak “ışığı, karanlığı, esir maddesini, manaları, havayı  ve kelimeleri” vermiş oluyor. Topraktan insan, sudan balık yaratan Allah, elbette bu seyyal maddelerden de hayat ve şuur sahibi varlıklar yaratabilir.

Şu var ki, meleklerin nurdan yaratıldıkları açıkça beyan edildiğine göre bu seyyal maddelerden yaratılan ruhanî varlıkların melek olmamaları da mümkündür.

Üstadımız, “hayvanâtın pek çok muhtelif ecnasları gibi pek çok muhtelif ruhanî mahlukları, o seyyalat-ı latife maddelerinden halkeder.” (4) ifadesi bu noktada çok önemlidir. Hayvanat aleminin sinekten kuşlara, koyunlardan balıklara, aslanlardan insanlara kadar pek çok cinsi olmakla birlikte, hiçbiri diğerine benzemediği gibi, bu ruhanî varlıkların da birbirinden ayrı pek çok cinsleri vardır. Meselâ, ateş havaya benzemediği gibi, ateşten yaratılan cinler de havadan yaratılan o ruhanî varlıklara benzemeyeceklerdir.

Nitekim şu açıklama, bunların farklı olduğuna gösterir:

"Muhtelif ruhanî mahlukların o seyyalat-ı latife maddelerinden halkedilmesi ve onların bir kısmına melâike bir kısmına da ruhanî ve bir kısmına da cin ecnaslarıdır." (5)

Seyyalat-ı latifelerden “Hangileri hangi maddelerden yaratılmış olabilir?” diye bir soru akla gelebilir. Bu konuda bir şey söylememiz mümkün değildir. Sadece, tahmini olarak, ışıklardan melaike yaratılmış olabileceğini belki söyleyebiliriz. Ancak, karanlıktan, havadan, manalardan ne gibi ruhanîler yaratıldığını bilemeyiz.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz
(2) bk. Müslim, Zühd 10/h. no: 2996.
(3) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz
(4) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz
(5) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

mihrinisa
suallerimize bu kadar çabuk cevap vermeniz çok güzel.Allah hizmetinizden razı olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...