Block title
Block content

Ruhu cismâniyetine galip olan evliyanın işleri, fiilleri, sürat-ı ruh mîzanıyla cereyan eder. Bu cümleyi açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın iki temel vasfını görmekteyiz. Görünen maddi vücudu, görünmeyen ve vücuda hayat veren manevi vücudu. Buna ampul ile elektriği, ağaç ile ağacın hayatiyetini devam ettiren özelliğini misal verebiliriz. Ampul ışığını zatından almıyor. Ona başka bir şey ışık ve ısı veriyor. Bu da onun ruhudur. Elektrik çekilince ampulün işe yaramaz hale gelmesi, hayatiyet ayrılınca ağacın odunlaşması gibi, ruh da insandan ayrılınca, insan ceset oluyor.

Bedene ait özellikler ancak bir veya birkaç iş yapabilirken ve bu işleri sırayla takip etmek zorunda olduğu halde, ruhi özellikler aynı anda pek çok işi hem de beraber yapabilmektedir.

Mesela; bir binayı vücut azalarıyla ve maddeyle bir senede zor yaparken, hayal ile bir anda yapabiliyoruz. Yine Erzurum’dan İstanbul’a uçakla bile olsa kademe kademe, bir saatte ancak gelirken, hayalen bir anda gelebiliyoruz.

İşte insan, işlerini ruh derecesinde yapmaya başlarsa, artık çok işleri bir anda yapabilmekte ve uzun yerlere kısa zamanda gidebilmektedir.

Mesela; elektriğe bin ampul bağlasak, bin yerde beraber oluyor. Ama her ampul tek yerde ancak bulunabiliyor. Ruhumuz her hücremizde bir anda bulunabiliyor, ama gözümüz yerinde sınırlı ve kayıtlı. Gözüm sınırlı iken, görmem bir anda semada, güneşte olabiliyor.

Eğer bedenim ruh derecesine çıksa, yani ruh bedene değil de, beden ruha tabi olsa, o zaman işler bir anda, mesafeler çok kısa zamanda olabileceklerdir.

Evliyanın bastı zaman, tayyı mekanı, hatta tayyı zamanı bununla anlaşılabilir. Miracın bir sırrı da buradan çözülebilir.

Mesela; dünyada tedrici ve zamana bağlı olan işler, berzahta ani ve defi olabiliyor. Haşirde de, ahirette de ani ve defi olacak.

Çocuk doğunca, hayalen evlenmesini, çoluk çocuğunu ve ölümünü birden düşünebiliriz. Ama çocuğun bu işleri yapabilmesi için, bedeni 60-70 sene zaman geçirmesi gerekecektir.

Elma bir mevsimde ancak meydana geliyor. Ama ötelerde bir anda, ani ve defi olacak.

Sıratta yürümeler, sürünmeler, koşmalar olacağı gibi, hayal kuvvetinde elli bin senelik yol bir anda alınabilecek.

İşte bu olayların bir benzerinin de bu dünyada olması mümkündür. Maddi ve manevi her bir uzvunu şükrü örfiye uygun hareket ederek, emri ilahi ve nehyi ilahi sınırları içinde cevelan ettiren bir veli de, işlerini zaman ve mesafeye bakmadan ruh derecesiyle ani ve defi olarak yapabiliyor. Burada istemesek de veya elde edemesek de oralarda lütfünden bekleriz ve ümit varız.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...