Block title
Block content

"Saat-i icâbe-i duayı Cuma gününde..." Madem her duaya cevap var, cumaya mahsus neden böyle bir saat var? Bu saatteki dualar direkt kabul ediliyor mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"SEKİZİNCİ ASIL: Cenâb-ı Hakîm-i Mutlak, şu dâr-ı tecrübe ve meydan-ı imtihanda, çok mühim şeyleri, kesretli eşya içinde saklıyor. O saklamakla, çok hikmetler, çok maslahatlar bağlıdır. Meselâ, Leyle-i Kadri umum Ramazan’da, saat-i icâbe-i duayı Cuma gününde, makbul velîsini insanlar içinde, eceli ömür içinde ve kıyametin vaktini ömr-ü dünya içinde saklamış."(1)

Saat-i icabe, Kadir Gecesi, bir sünnetin yüz şehit sevabı kazandırması ve benzeri kavramlar tabiri yerinde ise dua ve ibadete teşvik etmek için takdim edilen promosyonlardır (özendirmelerdir).

Promosyon, gelişen dünyamızda firmaların kendilerini ya da ürünlerini tanıtmak ve müşterilerinin beğenisine sunmak için kullandıkları en etkili yöntemlerden bir tanesidir.

Şayet böyle bir teşvik ve özendirme olmasa, insanlar gaflet ile dua ve ibadette gevşeklik göstereceklerdi. Bu yüzden sevap ve iyilik, değeri yüksek ameller bazı zaman dilimleri içine gizlenerek müminler ibadet ve zikre teşvik ediliyor.  

Şayet Kadir Gecesinin bin aylık sevap değeri olmasaydı ve bu gece gizli tutulmasaydı, insanlar Ramazanın son on gününü ibadet ve dua ile geçirmezler, o geceler de sıradan gecelerden olurdu.

Duaya cevap vermek genel bir kavramdır ki, Allah her duaya mutlaka cevap verir ,ayette de ifade edilen husus bu noktadır. Kabul etmek ise insanın duada istediği şeyin aynısını vermek anlamındadır. Bu noktada Allah’ın  her dua edenin duada istediği şeyi aynı ile vermesi hikmetine uygun düşmez. Bu sebeple Allah dua eden kişinin duada istediği şeyi, hikmetine uygun ise aynı ile verir ki, bu da bir cevap vermedir ya da hikmetine uygun değildir, başka bir şekilde duasına cevap verir; duaları kesinlikle cevapsız ve karşılıksız bırakmaz.

Mesela, birisi bir erkek evlat ister, Allah da ona hikmeti gereği Hz. Meryem gibi bir kız evladı verir. Bu durumda  dua cevap bulmuş oluyor, yani Allah duaya cevap ve karşılık vermiş oluyor, ama aynı zamanda kabul olmamış da oluyor. Zira kabul olmak duada istenilen şeyin aynı ile verilmesidir. Üstad Hazretleri bu manayı "daha güzel bir surette kabul etmiş" diyerek ifade ediyor.

Duanın şartları kabul için değil cevap içindir. Yani "şu mevkide şu zamanda dua edersen cevap verilir" demektir. Yoksa aynı ile kabul edilir demek değildir. Mesela, validen bir şey almak için şu günde ve şu saatte randevu alsak, ama o gün ve o saatte gitmeyip daha erken veya daha geç gitsek, bırak o şeyi almayı bize cevap bile vermezler. Hem cevap hem de o şeyi almak için randevu saatine riayet etmek gerekiyor. Yalnız, randevu gün ve saatine riayet etmek cevap almak içindir, o istediğimiz şeyi almak için değildir. Vali kanunlara uygunsa o şeyi verir, yoksa vermez. 

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...