Block title
Block content

"Sağ yolda külfet içinde emniyet vardır. Sol yolda ise serbestiyet ve hürriyet içinde tehlike ve şekavet vardır." ifadesini açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu dünyaya imtihan olmak ve cennete layık bir kıymet almak üzere gönderilen insana bir cüz’i irade verilmiş ve hayır olsun şer olsun her işi yapmasına imkân tanınmıştır. Serbestiyet kelimesi bu manayı ifade eder. Ancak, insanoğluna bu iradesini nasıl kullanması gerektiği peygamberler ve kitaplarla bildirilmiştir.

İnsana göz verilmiş ve bu gözün kullanılma sahaları da İlahi hikmetle belirlenmiştir; şunlara bakmak helal, banlara bakmak haramdır gibi. İradede böyledir. İrade insana en büyük bir nimettir. İradesini dilediği gibi kullanabilme yetkisine sahip olmak insan için ayrı bir üstünlüktür. Meleklerin de iradeleri vardır ama onlar iradelerini ancak emireleri dinleme ve uygulamakta kullanabilirler. Aksini yapmaya fıtratları izin vermez, onların günah işleme özellikleri yoktur.

Şunu ifade etmeye çalışıyoruz: Günah işlemek kötüdür, ama isterse günah da işleyebilecek bir iradeye sahip olmak ayrı bir üstünlüktür. Bu serbestliğe, bu tercih yetkisine rağmen iradesini hayırda kullanmak ise meleklerin hayır işlemelerinden çok daha ileri, çok daha kıymetlidir.

İşte sağ yolun yolcusu, nefsinin isteklerine, şeytanın vesveselerine rağmen ibadet ve itaat yolunda gitmekle görünüşte biraz zorluk çeker gibi olur. Külfet kelimesi bunu ifade eder. Ancak, bu külfette bir emniyet vardır. Kendisini de bu muhteşem alemi de Allah’ın mahluku, O’nun eseri ve mülkü bilmek, ayrıca yapılan işin de Allah’ın razı olduğu ve sonu saadet olan bir amel olduğunu düşünmek insana bir emniyet verir.

Sol yolda durum bunun aksidir.

“Hem Sultan-ı Ezel ve Ebed olan Zât-ı Zülcelal'i tanıttırmakla, insanı ona bir memur abd ve bir vazifedar misafir vaziyetini verir. Hem dünya misafirhanesinde, hem berzahî ve uhrevî menzillerde kemal-i rahatla seyahatini temin eder. Nasılki bir padişahın müstakim bir memuru, onun daire-i memleketinde, hem her vilayetin hududlarından sühuletle ve tayyare, gemi, şimendifer gibi sür'atli vasıta-i seyahatle gezer, geçer. Öyle de: Sultan-ı Ezelî'ye iman ile intisab eden ve amel-i sâlih ile itaat eden bir insan, şu misafirhane-i dünya menzillerinden ve âlem-i berzah ve âlem-i mahşer dairelerinden ve hâkeza kabirden sonraki bütün âlemlerin geniş hududlarından berk ve burak sür'atinde geçer. Tâ saadet-i ebediyeyi bulur. Ve şu hakikatı kat'î isbat eder ve asfiya ve evliyaya gösterir.” (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...