Block title
Block content

Üstad Bediüzzaman'ın vâris talebeleri hangileridir ve bu vârislik hangi konular içindir? Yani maddi manevi bütün hizmeti kapsıyor mu; yoksa sadece neşir hizmeti ve kitap basımı için midir? Hem bu vârislik mutlak mı, yoksa kayıt altına mı alınmıştır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hiç bir şey mutlak ve muhit değildir, kayıtlıdır. Üstad'ın vârislikle alakalı bütün mektupları dikkatle okunursa hepsi de kayıtlıdır. Bazıları neşriyatlar, bazıları hususi bir hizmette, bazıları yazıda, bazıları tayinatta, bazıları Üstad'ın özel hizmetler ile vârislikleri kayıtlanmıştır. Üstadımız genellikle ihlas ve makbuliyet açısından değil tabirini kullanıyor.

Bizim davamız hakikat mesleği olduğundan, tarikat tarzında vâris bırakma yoktur. Üstadımız bütün cemaati, şahs-ı maneviyeyi ve Külliyatı vâris bırakmıştır.

Kendisini bile merciiyyetten azleden Üstad, yerine herhangi bir şahsı ikame edemez.

Dolayısıyla Üstad'ın; talebeler, kardeşler, dostlar, haslar, rükünlar, naşirler vs. gibi vasıflarla tarif ettiği şahsiyetler, kıyamete kadar bütün cemaat mensuplarıdır.

Muazzez Üstadımız zamanında o ağabeyler, o vasıflarla hizmet ifa etmişler. Şimdi yeni nesiller o hizmetleri deruhte ediyorlar. Gelecekte ise; başkaları aynı vasıflarla hizmet-i imaniyede bulunacaklardır.

O zaman Külliyat'ın değişik yerlerinde bazı ağabeylerin isimlerinin yazılması, onların ileride de varis olmaları anlamına gelmez.

Emirdağ Lahikası-I, s.136 ve Emirdağ Lahikası-II, s.233'de isimler veriliyor.(1) On iki  kişinin veraseti ise; külliyat ve tayinat hususunda bir tavzifattır. Bu dahi mutlak değildir. Çünkü zamanla kayıtlıdır. Zira ölüm var. Onlardan sonra tayinatı gelecek Nur talebeleri dağıtacaklardır ve Külliyat'a sahip çıkacaklardır.

Demek ki: Bu hizmet; sahabe mesleğinin ahir zamanda bir gölgesi ve tezahürü olduğundan, ondaki hakikat bu davaya da aksetmiştir. Resul-i Kibriya (asv); varis bırakmamış, ancak bütün sahabeler, ümmetin şahs-ı manevisini ve kitabullahı bırakmıştır.

Muazzez Üstadımız da; genel vârislik anlamında; umum cemaati ve külliyatı bırakmıştır. Özel isimler zamanla, mekânla ve vazife ile kayıtlıdır.

(1) bk. Emirdağ Lahikası-I, (81. Mektup)  ve  Emirdağ Lahikası-II, (144. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Lemalar

"Üstadımız genellikle ihlas ve makbuliyet açısından değil tabirini kullanıyor." Beni mazur görün bu sözünüzü anlıyamadım acıklar mısınız?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (burhan)

Bu konuda şöyle söylenebilir:
1.
İhlasın kimde olduğunu Allah'tan başka kimse bilmez. Ayrıca Allah'ın yanında kimin makbul bir kul olduğu da insanlar tarafından bilinmez.
2.
Bu gibi ifadeler, vâris olarak seçilen insanların gurur ve kibre girmelerine mani olmak içindir. Sadece Allah rızası için çalışmaları gerektiği ihsas edilmektedir.
3.
Başka ehl-i hizmet olan kişilerin bu ağabeylerimize rekabet hissi duymamaları için bir tedbir olabilir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
kucumen
her ne kadar varislik mutlak olmasa da Üstad'ın varisleri özellikle de Sungur, Ceylan ve Zübeyir ağabeyler hizmetin genişlemesi sırasında üstadın tarzını koruma ve üstad yaşasa idi bu konuda ne tavır verirdi konusunda önder olmuşlardır çünkü onlar hem risaleleri çok içten okumuşlar daha da önemlisi üstadın uzun süre yanında kalarak onun tarzını öğrenmişlerdir ki üstad bu sebebi söyleyerek bu abilerimizi varis olarak tayin etmiştir...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Doğan İstanbul
Varislik mutlak değil diyorsunuz. Risaledeki bu yeri nasıl anlayacağız? Şimdi bütün talebelerin fevkinde diyerek değil, benim en yakınımda hizmetimde olup bir derece tam tarz-ı hareketimi bilenler ve yakından görenler içinde, dört-beş adamı mutlak vekil yapıyorum. Ben ölsem veya hayatta şuursuz kalsam, Nurlara karşı hizmetimin tarzını bilerek tam yapabilsinler. Emirdağ-2(RNK) - 239
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Gökyüzü
Dolayısıyla Üstad'ın; talebeler, kardeşler, dostlar, haslar, rükünlar, naşirler vs. gibi vasıflarla tarif ettiği şahsiyetler, kıyamete kadar bütün cemaat mensuplarıdır. Bu cümlede haslar, rükünlar vasıflarını açıklarmısınız? Ben hasların talebe olduğunu biliyordum. Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Haslar, rükünler talebeler içinde hususi makam ve derecelerdir. Ve bu makam ve dereceler kıyamete kadar devam edecektir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hamditas
Editör, bu konudaki açıklamalarınızın yanlış olduğunu düşünüyorum.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...