Block title
Block content

"Saltanat siyasetleriyle takviye etmek için azimeti bırakıp ruhsatı iltizam ettiler, siyaset âleminde kendilerini mecbur zannedip ruhsatı tercih ettiler..." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hazret-i Muaviye ve taraftarları ise, hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeyi saltanat siyasetleriyle takviye etmek için azimeti bırakıp ruhsatı iltizam ettiler, siyaset âleminde kendilerini mecbur zannedip ruhsatı tercih ettiler, hataya düştüler."(1)

Hz. Muaviye (ra)’ın mensup olduğu aşiret Araplar içinde baskın ve köklü bir aşirettir. Aynı zamanda bu aşiret yıllarca Mekke toplumuna önderlik ve liderlik etmiş bir aşirettir. Dolayısı ile aşiretin sosyal baskı ve karizması, aşiretin liderini belli görevlere iten bir güçtür.

Ayrıca Hz. Muaviye (ra) çok başarılı bir yönetici ve siyaset adamıdır. Öyle ki, Şam halkı ona gözü kapalı itaat edecek kadar bağlıdır.

Bu iki saik onu siyaseti ele almaya yönlendirmiş, hatta mecbur kılmıştır denilebilir.

(1) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Sual | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1560 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

hamditas
muaviyenin güç, kuvvet, iktidar hırsı, Hz. Ali ye isyan etmesine neden olmuş
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Üslubuna dikkat et! Sahabe hakkında konuşuyorsun.!
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
''Hataya düştüler '' tespitine evet ,Ancak bu hatayı Ruhsatmış gibi anlamamıza sebep olan''Ruhsatı iltizam Ettiler '' tespitine hayır.Sevgili Üstadın belki; Sahabeye ra olan hürmetinden dolayı bu ifadeyi kullandığını düşünüyorum. Bu konuda ''Kıylu Kal '' etmeyiniz diye bizleri de ikaz etmesinden Sahabelerin ra aralarında cereyan eden hadiselerin fazla dillendirilmesini sevmediğini biliyoruz. Neresinden baksam '' Ruhsat tercihi olarak '' göremediğimi belirtmeyi Adalete saygı ve Ehli Beyte vefa adına kendimi mecbur hissediyorum. Onbinlerce Müslümanın canının ve malının heder olmasına,asırlarca sürecek ihtilafa ve kendisinden sonra gelen İnsanlara bir nevi EMSAL teşkil eden bu hadiseleri; RUHSATI İLTİZAM ETTİLER şeklinde kigörüşüe katılmak mümkün değil. Haksız yere bir insanı öldürmek tüm insanları öldürmek gibidir.Maide suresi ayet 32. Allah'ın cc haram kıldığı Canı öldürmeyin İsra suresi ayet 32.: Yüce Rabbimizin kesin emri bu ayetlerde açıkca yazılı. Maide Suresinde Fesad,bozgunculuk ,Kısas gibi karşılığı olmaksızın ifadeleri kullanılıyor ki ; Bu Muaviye'nin ancak bir şartla Hz.Aliye KV karşı çıkabileceği anlamına gelir. O da ya kıssas,ya bozgunculuk ya da Ümmet i bozgunculuğa sevk etmek.Hz. Ali Efendimizi böyle bir şeyle itham etmek için İnsanın Akıldan noksan olması veya kendisinin bozguncu olması gerekir. Halbuki Tüm İslam tarihçilerinin ittifakla ve olayların doğruladığı TEK HAKİKAT: O DA MUAVİYENİN DEVLETİN MEŞRU HALİFESİNE , HZ.ALİYE kv İTAAT ETMEDİĞİ VE Karşı geldiğidir.Daha önce de müteaddit defalar belirttiğim gibi Siyaset çok farklı bir kulvardır. İmani bahisler gibi açık ve net olmayabilir. Yoruma çok açık olan SİYASET BİLİMİNDE tek doğru tek tespit yoktur.İnsanın YARATILIŞI GEREĞİ DE OLAMAZ DA. Bu nedenle geçmiş te de Velayet mertebesindeki çok şahıslar siyaseten farklı tercih ve görüşlerde bulunmuşlar çok değişik neticelere de sebep olmuşlardır.Bu onların şahsi yorum ve tercihidir. Başkalarını da bağlamamak gerekir.Kısacası Siyaset farklı Velayet farklı meşrep veya mesleklerdir desek herhalde yanlış olmaz.Selam ve Dua ile
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Söz konusu sahabe olduğunda herkesin ağzını toplaması gerekir. Allah ve resulünün övdüğünü ancak münafık tabiatlı insanlar yerebilir. Haricilik düşüncesi ile İmam-ı Ali (ra) ve Ehlibeyte sövmek nasıl bir dalalet ise zımni Şia düşüncesi ile ashaba sövmek de aynı derece dalalettir.

Biz Ehlisünnet ve Risale-i Nur terbiyesine göre bütün sahabeyi makbul bilir onların kapısında kendimizi it olarak bile göremeyiz. Allah bizi Hazreti Muaviye (ra)'ın şefaatinden mahrum etmesin. Hazreti Muaviye (ra) Peygamber Efendimizin hem kaynı hem vahiy katibi hem sahabesi hem de duasına mazhar olmuş bir arkadaşıdır. Ondan bahsederken asker arkadaşından bahseder gibi ismi ile hitap etmemek gerekir. Cebrail (as) huzurunda vahiy yazmış birisini eleştirmek ancak ayak takımının işi olsa gerek. 

Peygamberimizin, “Yâ Rabbi, onu doğru yolda bulundur ve başkalarını da doğru yola götürücü kıl” ve “Yâ Rabbi! Muâviye’ye yazı ve kitab öğret, onu azabından koru” “Yâ Rabbi! Onu memleketlere hakim kıl” duâlarıyla şereflenmiştir.

Hz. Muaviye vahy katibidir. Vahy katibliğine alınması, Cebrâil aleyhisselâmın bildirmesi ile olmuştur. Hz. Cebrâil’in getirdiği Kur’ân-ı Kerîmi ve Peygamberimiz’in mektublarını yazardı.

Hz. Muâviye Huneyn gazâsında Resûlullah’ın önünde babası ile birlikte kahramanca çarpıştı. Tebük gazvesine katıldı. Vedâ Haccında bulundu.

Hz. Muâviye ömrünün son günlerinde okuduğu bir hutbede şunları söyledi:

“Ey insanlar! Üzerinizde çok kaldım. Sizi usandırdım. Artık ayrılmak istiyorum. Siz de benden ayrılmak ister oldunuz. Fakat size benden daha iyisi gelmez. Nitekim benden evvel gelenler, benden daha iyi idiler. Kim Allahü teâlâya kavuşmak isterse, Allahü teâlâ da ona kavuşmak ister. Yâ Rab! Sana kavuşmak istiyorum, sana kavuşmamı nasib eyle! Beni mübârek ve mes’ud eyle!”  Bkz. Canan İbrahim, Kütüb-i Sitte muhtasarı tercüme ve şerhi XIII. 30-33; I. 518-530

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
AYAK TAKIMI İFADESİ ÜZERİNE: şu iddialar hadis kitaplarının bazılarında nakledilen hadislerdir. insan ne oldum değil ne olacağına bakmalıdır.BU GÜN YAZDIĞIM KUR'an AYETLERİ Mİ REHBER Alınacak(Silmişsiniz) yoksa ondan 200 yıl sonra yazılan hadislere binaen yapılan yorumlarmı? ''Hem şeriat zahire bakar hükmü var'' BU GÜN YAZDIĞIM ayetlerdeki ASHAB'IN TARİFİNE GİREN HER KİMSE O BENİM İÇİN sahabeyi güzin dir.ZATEN ayetlerde aynısını diyor.70 bin insanın siyaseten katli,HASAN ra ile olan savaşlar ve ondan sonra ki hadiseler, yezidin veliahtlığı(bile bile),Valileri makam ve rüşvet ile satın alınmalar, daha saymaya gerek yok.VAALLAHİ BENİM YÜREĞİM SIZLAR. Resulullah asm efendimiz sadece ona değil o sıralarda Müslüman olan herkese hem ganimetten bol verdi hemde iltifatlarda BULUNDU. Kalpleri islama ısınsın diye.Ayetle sabit. Tercihen içtihatta hata etmek ayrıdır. Sonunun onbinlerce cana,mala, ve musibetlere yol açacağını bilerek siyasi saltanat DAVA ETMEK AYRIDIR.ordular hazırlayıp bile bile MÜSLÜMAN kanı dökmenin illaki şart olmadıkça ne ruhsatı olur,nede içtihadı. bunu böyle yorumlamak ta ayrı bir hatadır.BU gün dahi İSLAMA sığmayan bir sürü haksızlık,sanki meşru imiş gibi böyle yorumlar sebebiyle siyaseten meşru görülmektedir. işte türkiye ve islam ülkelerinin vaziyeti.Ahlaksızlık üzerine ruhsat olmaz olamaz.Siyasal İSLAMCILAR EBU HANİFE,İMAM Şafi,imam HANBEL cesaretinde olmalılar.Şayet MUAVİYE oğlu yezidi veliahd tayin etmeyip te ashabdan bir şuraya bıraksaydı derdim ki ihtimal ki dava saltanat davası değildir.BU hareketi dahi onun ta başından beri HANEDAN ve saltanat davASI PEŞİNDE KOŞTUĞunun ALAMETİDİR.Masum insanların hele müslümanların KANI,CANI,MALI ,HAYSİYETİ ve IRZI üzerinden siyaset yapan kim olursa olsun farketmez,ister PEYGAMBER'İMİZİN asm kayını,ister eşi(haşa) övemem.Allah ondan razı olsun diyemem.Belki ALLAH cc af etsin diyebilirim.Nice peygamberler as var ki oğulları,eşleri Onlara ihanet etmişti.Bunu makul bir şeymiş gibi göremem. Görürsem KUR'ANI hiç okumamam gerekir. hem okuyup hemde hoş göremem. Gören de olursa o onun tercihidir.Ne olursa olsun doğruyu söylemek esas olmalıdır.Şunu hatırlatmam gerekiyor. Sahabe Allahın Razı olduğu ve nasıl razı olduğunu da KUR'ANDA zikrettiği insanlardır.Yoksa Bak bu Resulullahı gördü ve iman etti öyleyse sahabedir. O halde yıldızdır. Ona uyup kurtulalım dersek kurtulacakmıyız? Onlarda imtahana tabii .Yaptıkları hatalarda KUR'ANA mı yoksa onlara mı uyacağız.Veya Medine münafıkları da iman etmiş görünüyordu.O dışlarını bildiğimiz,içlerini bilmediğimiz insanları rehber alıp işledikleri cinayetlere İÇTİHAT mı diyeceğiz.Belirteyim ki ALLAHU TEALAnın medh ettiği ashaba KARŞI Ağzım her zaman topludur. Ama Ensar ve Muhacirin yolundan güzellikle gitmeyip ayrılanlara,HIRS ına veya isteklerine yenil düşenlere değil.Ben demiyorum .Bunu KUR'AN söylüyor.KUR'ANIN SÖZÜ en muteber sözdür.VESSELAM. Tarihe ilgim çok fazladır.Hakikat karşısında ÜSTAD dahi olsa hiç kimsenin hatrını esas tutamam. Selamlar.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Sen maşaallah kendini aşmışsın Üstadı beğenmeyen birisine bizim gibi avam insanların cevabı dar gelir bu yüzden size cevap yazmak abesle iştigal etmek olur. Yani sen bizim cevabımıza tenezzül etmezsin. Birde Cemel vakası hakkında ki yorumlarınızı merak ediyoruz. Şayet kan akıtmak tek başına yeterli bir kriter ise yani siyaset, sosyoloji, konjonktür gibi bilimsel şeyler önemli değil ise cemel savaşında taraf olanlar hakkında ne dersiniz. Hazreti Ali de zalim olur mu ya da Hazreti Ayşe annemiz ve iki büyük sahabe de mi zalim. Zira ilk kan akıtan bu sahabeler. Sizin iflah olmaz bir Hazreti Muaviye düşmanlığınız mı var yoksa gerçekten hakkı arayan bir yapınız mı var ancak cemel savaşı hakkında görüşleriniz ile anlaşılır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...