Block title
Block content

"Sanemperestliği şiddetle Kur'ân men ettiği gibi, sanemperestliğin bir nevi taklidi olan suretperestliği de men eder." Suretperestliği men eden ayetler hangileridir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sanemperestliği şiddetle Kur'ân men ettiği gibi, sanemperestliğin bir nevi taklidi olan suretperestliği de men eder. Medeniyet ise, suretleri kendi mehâsininden sayıp Kur'ân'a muâraza etmek istemiş. Halbuki, gölgeli, gölgesiz suretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riyâ-yı mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki, beşeri zulme ve riyâya ve hevâya, hevesi kamçılayıp teşvik eder."(1)

Sanemperestlik, putperestlik demektir ki bazı eski ilkel toplumların inanış şeklidir. Suretperestlik ise bir şeyin dış görünüşüne ve tertibine önem verip, ruhuna ve mânasına kıymet vermemek demektir . Resimlere ve dış görünümlere meftun ve müptela olmak manasına gelir.

 İlkel toplumların putperest inanış geleneği, suret ve şekil değiştirerek suretperestlik şekline girmiştir. Bugün çıplak kadın suretlerinin tapılacak derecede neşredilmesi bu hastalığın bir tezahürüdür. Fotomodellik, mankenlik, magazin sektörü hep bu hastalığın yan kuruluşlarıdır. Yani resim perestlik, modern putperestlik dense abartı sayılmaz.

Gölgeli resimler, heykel ve putlardır ki bunlar dinimizce yasaktır. Gölgesiz resimler ise matbuat ve sinema sektöründe kullanılan ahlak dışı resim ya da fotoğraflardır. Öğretici ve güvenlik açısından kullanılan resimler caizdir. Lakin şehvet ve haramlara teşvik eden resim ve neşriyatlar haramdır.

Üstad Hazretleri resim sektörünü ya da kadın suretini pazarlayan sahayı, bu zamanda cesetleşmiş bir gösteriş, cisimleşmiş bir zulüm ve somutlaşmış bir heves olarak nitelendiriyor.

Hakikaten dergi ya da televizyonlarda bayağı insanların samimiyetsiz ve gösteriş budalası halleri Üstad'ın ta o zamandan bu zamanı nasıl tasvir ettiğini gösteriyor. Bu sektör, insanları riya ve ahlaksızlığa teşvik ediyor. Sanat adı altında insanların şeref ve haysiyeti iki paralık yapılıyor. İnsanları yüksek ve aşkın duyguları değil, hayvani ve şehvani duyguları kamçılanıyor. Bugünkü televizyon ve matbuat aleminin hali buna en güzel delildir.

İslam hükümlerinin hepsini zahir ve sarih bir şekilde ayetlere dayandırmak mümkün değildir. Bir çok hüküm hadis, icma ve kıyas ile sabittir. Bu yüzden ille de suretperestliği men eden zahir ve sarih bir ayet  göstermek gerekmez. Nitekim bu hususta bir çok hadis variddir.

 O hadislerden bazıları şu şekildedir:

  (2171)- Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Bana Cibrîl (aleyhisselâm) geldi ve: "Dün sana gelmiştim (ama yanına girmedim)." Girmeyişimin sebebi de üzerinde timsaller bulunan perde bezi idi. Orada bir de köpek vardı, kapının üzerinde de insan resimleri bulunuyordu. Timsallerin başlarının koparılmasını emret ki ağaç şekline dönsün. Örtüden ayak altına atılacak iki minder yapılmasını, köpeğin de dışarı çıkarılmasını söyle!" Bu söylenenler yapıldı."

(2172)- Hz Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"İçerisinde resim, cünüb ve köpek bulunan eve (rahmet) melekleri girmez."

(2173)- İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (Mekke'nin Fethi günü), Beytullah'ta tasvirler görünce, içeri girmedi. Önce onların imhasını emretti ve imha edildiler. İçeride Hz. İbrâhim ve Hz. İsmâil (aleyhimesselâm)'in ellerinde kumar okları bulunur vaziyetteki suretlerini görmüştü. Şöyle buyurdu: "Allah canlarını alsın. Vallahi onlar asla oklarla kısmet aramadılar."

AÇIKLAMA (YASAK OLAN SURET):

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), sûret bulunan eve meleklerin girmeyeceğini belirterek, kendisi de girmemiştir. Ayrıca, bunları yapanları da lanetlemiştir.

- Öyle ise yasaklanan sûretlerin mahiyeti nedir? Her ne olursa olsun bütün sûretler mi yasaktır?

Bu hususta, geçen hadislerin açıkmalarından yeterli bilgiler geçti ise de, burada mesele üzerine, Ebû Bekr İbnu'l-Arabî'nin bir özetlemesini, Zürkânî'nin Muvatta Şerhi'nden aynen iktibas ediyoruz. Der ki: "Suver edinme meselesinin özeti şudur:

I. Sûret (timsal, resim...) eğer (gölge verecek şekilde, heykel nev'inden bir) cisimse, âlimlerin icmâı ile haramdır.

II. Cisim değil de (resim gibi gölge düşürmeyecek) nakış ise dört farklı görüş ileri sürülmüştür:

1) Mutlak sûrette câizdir.

2) Mutlak sûrette haramdır.

3) Mutlak olarak caizdir, değildir denemez, duruma göre hükmedilir, şöyle ki:

a) Bakılır, eğer resim, tasvir ettiği ruh sâhibini (insan veya havyan) yaşamasına imkân verecek tamlıkta ise haramdır.

b) Eğer başı koparılmışsa (yaşamasına imkan tanımayacak şekilde), yarım olarak tasvir edilmişse câizdir.

Bu mevzuda en doğru görüş budur.

4) Resim hürmet ifâde etmeyen bir vaziyette ise yine câizdir, yere atılıp üzerine basılan halı, kilim, minder üzerindeki resimler gibi. Aksi takdirde hürmet ifâde edecek bir vaziyette konmuş ise, meselâ duvara asılmış ise câiz değildir, haramdır."

Zürkânî şu ilave açıklamayı yapar: "Burada zikri geçen icma, çocukların oyuncaklarını istisna eder." İbnu Abdilber de üçüncü görüşü benimsemiş ve bunu: "Görüşlerin en doğru olanı" diye değerlendirmiş, âlimlerin ekseriyetle bu görüşü benimsediğini belirtmiştir."

Tîbî de şöyle der: "Belki de ata merkebi bindirmek câiz değildir de, katıra binmek ve ona sahip olmak câizdir. Nitekim resim de böyle; onu yapmak haramdır, ama minder ve halı üzerine işlenmiş olanları kullanmak mübahtır."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule.

(2) bk. Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, c.VII, s.553.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...