Block title
Block content

"Sâni’ine fıtraten perestiş eden hayatı ve hayatın zâtı ve cevheri olan ruhu..." Bu izaha göre "hayat" ve "ruh" nasıl tarif edilebilir? Yani ikisi bir midir, ayrı mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ruh, zîhayat, zîşuur, nuranî vücud-u haricî giydirilmiş, câmi, hakikattar, külliyet kesb etmeye müstaid bir kanun-u emrîdir."(1)

Üstad Hazretlerinin yukarıda takdim etmiş olduğumuz beyanından da anlaşılacağı üzere, hayat ruhun bir hassesi bir vasfı ve bir özelliğidir. Esas olan ruhtur, hayat bu ruhun sadece bir vasfı ve özelliğidir.

Ruh, irade sıfatının hakim olduğu emir aleminden gelen  bir komut ve emirdir veya bir kanundur. Bu emir ve kanuna da kudret sıfatı harici bir vücut ve ceset vererek, onu somut ve görünür hale getirmiştir. Aynı zamanda başına da bir şuur ve hayat takarak hem harici vücudu olan hem de başında şuur ve hayatı olan bir kanun olmuştur. Faraza emir aleminden olan yer çekimi kanununa Allah kudreti ile bir ceset giydirse, inayeti ile de bir şuur ve hayat verse idi, o da bir insan ruhu gibi olurdu, ya da tersi olarak insanın ceset ve şuurunu alsa idi, ruhumuz bir soyut kanun oluverirdi.

Dünya hayatında ruh ve ceset beraberdir. Hayat ise ruhun değişmeyen ve temel bir hassedir.

 “... Sâni’ine fıtraten perestiş eden hayatı ve hayatın zâtı ve cevheri olan ruhu...”(2)

Bu cümleyi tersinden okuduğumuz zaman, yukarıdaki izah anlaşılır. Yani ruh cevher ve esas iken, hayat ise onun daimi ve ayrılmaz bir hassasıdır, demektir.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, ikinci Maksad.
(2) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Beşinci Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2023 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...