Block title
Block content

"Sebep maddî ise, müsebbebin yanında ve içinde bulunması lâzım geliyor." deniyor. Sebepler zaten maddi değil mi? Sineğin her bir azası kainattaki unsurlardan bir araya getirilmiyor mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Maddi alemde tesir ve tedbir, ancak temas ile olur. Yani dokunmadan ve temas etmeden bir şeye tedbir ve tesir etmek mümkün değildir. Mesela, insan bir bardak su içmek için eli ile bardağı kavramadan, onu tutmadan suyu içemez.

Bu ilişki ve zorunluluk Allah için geçerli değildir. Allah temas ve mübaşeret etmeden bir şeye "ol" dedi mi olu verir. Bir şeyi icat etmesi için onunla temas etmeye muhtaç değildir. Yer çekimi bizi yeryüzüne bağlar, fakat dokunarak değil. Mıknatıs da çiviyi dokunmadan çeker. Dokunmadan iş görmenin en büyük örneği insan ruhunda görülür. Biz ruhumuzdaki kuvvet sıfatıyla eşyayı kaldırırız, ama eşyaya dokunan o sıfat değil, ellerimizdir. Bir cümleyi ezberlediğimizde ondaki kelimeler hafızamızda kaydedilir, yine dokunmaksızın. Meleklerin bizim amellerimizi yazmaları da dokunmaksızın ve temassızdır.

Demek oluyor ki, bir varlık maddeden uzaklaştığı nispette mübaşeretsiz iş görme sahasında ilerleme kaydeder.

“Cenâb-ı Hakk’ın mahlukatındaki tasarrufu, yalnız bir emir ve irade ile olur. Bizzât mübaşereti yoktur. Şemsin kâinatı tenvir ettiği gibi.”(1)

Güneşin maddesi yeryüzündeki eşya ile temasta değildir, ama onun maddeden bir derece uzak olan ışığı, eşya ile temas edebilmekte ve onları aydınlatmaktadır. Güneş, “tenvir” fiilini eşya ile temas etmeksizin icra ettiği gibi, cazibesiyle de bütün gezegenlerini yine dokunmaksızın çekip çevirir. Bu misallerde olduğu gibi basit bir mahluk böyle temassız iş görebiliyorsa, maddeden münezzeh ve mukaddes olan Allah elbette temas etmeden iş ve fiil icra edebilir.

Ama maddi şeylerde durum aksinedir. Maddi şeyler temas etmeden tesir ve tedbir edemez. Maddeci felsefe her şeyi tabiata havale ediyor. Yani "sineği icat eden tabiattır "diyor. Tabiat ise dört unsur olan hava, toprak, ateş ve sudan oluşuyor. Bunlar maddi olduklarından bir şeyi icat edebilmek için o şeyin içinde temas ile bulunmaları gerekiyor. "Madem sineği tabiat icat ediyor, öyle ise tabiatın,  sineğin vücudunda bulunan küçük bir hücre içinde bizzat bulunmaları iktiza ediyor; yoksa icat ve tedbir etmeleri mümkün değildir." denilerek, tabiat icat ediyor fikrinin ne kadar batıl ve safsata bir şey olduğuna işaret ediliyor. Getiren ile getirileni birbirine karıştırmamak gerekiyor. Maddi unsurları toplayıp sineğin vücuduna getiren Allah’tır; getirilen ise tabiat denilen şeydir. Şimdi, getirilen bir şeyi getirenin konumuna yerleştirirsek, durum imkansız bir hal alır.

Mesela, su belli merhale ve imbiklerden geçirilerek sineğin hücresine yerleşiyor. Şayet su kendisi geliyor dersek, suyun üstünde ve onun haricinde başka bir su olacak ki, onu sevk ve idare ederek o hücreye yerleştirsin. Yerleştirmek için de bizzat her merhalede bulunması gerekiyor. Zira maddi şeylerde tedbir ve tesir ancak  temas ile mümkündür. Halbuki hücrenin içinde tabiat dedikleri  ne su var, ne toprak var, ne de hava var...

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Zeylü'l-Hubab.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Kelime, İkinci Muhal | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3563 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...