Block title
Block content

"Şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. Eğer hafiflerini dünya umuruna ve şiddetlilerini vezâif-i uhreviyeye ve mâneviyeye sarf etse,.." Şiddetli hissiyatları mı; yoksa her hissiyatın şiddetli mertebesini mi ahirete sarfedeceğiz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İkinci mana daha isabetli bir manadır. Zira insanın, hissiyatlarının hepsinde hem ahirete hem de nefse bakma kabiliyeti vardır. İnsan bu kabiliyetlerin yönünü çevirmekle mükelleftir. Aynı mükellefiyet her hissiyat için geçerlidir. Öyle ise insan her hissiyatının yönünü ahirete çevirmek ile sorumludur.

Lakin ilk manayı da bütünü ile reddedemeyiz; zira bazı hissiyatlar var ki sanki sadece dünyaya bakıyor, münasebeti sadece dünya ile görünüyor. Bu duyguların bu keyfiyeti tamamı ile ahiretten kopuk ve alakasız değildir, lakin ağırlık dünya tarafınadır.

Mesela şehvet ve öfkenin ağırlığı bu dünyaya bakıyor; kalp, akıl, vicdan ve ruh gibi şeylerin ağırlığı da ahirete bakıyor denilebilir. Ama kesinlikle iki tarafla da münasebetleri vardır, fark sadece ağırlık noktasındadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...