Block title
Block content

Şeffafiyet misalindeki güneş ile mukabele misalindeki ortadaki adam aynı vazifeyi görüyor gibi. Ve etraflarındaki şeylere aksediyorlar. Şeffafiyet ile mukabele sırrı arasındaki farkı izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Birinci temsil: Şeffafiyet sırrıdır. Güneşin zatının bir küçük modelini ve sıfatlarını içinde barından tecellisi ve yansıması, denizin yüzünde de görünür, küçük bir damlanın içinde de görünür, büyük küçük onun için fark etmez. Güneş; deniz büyüktür diye ona fazla ışık ve yansıma göndermez, ona ayrı bir çaba sarf etmez, damla ile deniz şeffaf, yani parlak olmasından, güneşin yansımasını kabul edip ikisi de gösterirler.

Fark büyüklük ve küçüklüktedir. Güneş için kendini o parlak yüzeyde göstermek açısından büyüklük ve küçüklük, deniz ile damla olması önem arz etmez, ikisi de aynıdır. Denizde görünmesi ile damlada görünmesi güneş açısından eşittir. Aynen bu güneş misalindeki gibi, Allah’ın kudreti nazarında büyük bir yıldız ile küçük bir atom eşittir, onun kudretine yıldız ağır gelmez, atom ile aynıdır, ağırlık ve hafiflik derecesi onun kudretinde yoktur. Kainatın bütünü ile bir parçasının yaratılmasında kudret açısından bir fark, bir zorlanma yoktur.

Burada ana tema; "Şeffaf ve latif olan şeylerin cisimlere nüfuz etmesi kolaydır." hükmüdür. Mesela; dar bir delikten insan ceset olarak geçemez; ama dar delikten insanın gözü geçer ve arkasında ne var ne yok hepsini rahatlıkla görebilir. İnsan gözü aynı anda bir çok eşyayı görürken, ceset maddi ve kesif olduğu için aynı anda en fazla bir iş ile meşgul olabilir. Demek bir şey ne kadar nurani ve latif ise, nüfuzu ve yapabileceği şeyler de o kadar ziyade ve kolay oluyor. Cebrail (as)’in cesedi tam nurani ve latif olmasından, bir anda binlerce yerde bulunup binlerce işleri görebilir. Bir işi bir işine mani teşkil etmez.

Şeffaf ve nurani olan bir şey için kayıt ve mekan daralması yoktur. Büyük ile küçük, az ile çok, ağır ile hafif, uzun ile kısa onun tam nuraniyette olan kudretine müsavi ve eşittir demektir. Kudretin nura kıyas ve teşbihi, nurun nihayetsiz kolaylık içinde iş görmesi ve kayıtlardan müberra bir mahiyete sahip olmasından dolayıdır. Nur ismindeki bu hususiyetler kudret sıfatında daha ala ve daha yüksek bir şekilde mevcuttur denilmek isteniyor.

İkinci temsil: Mukabele sırrıdır. İnsanlardan oluşan büyük bir daire ve halka düşünelim, bu daire ve halkanın merkezinde de bir adam farz edelim, elinde de bir mum olsun, etrafında halka ve daire çizmiş olan insanların elinde de birer ayna varsayalım. Merkezdeki adamın mum ile verdiği ışık, nasıl etrafındaki her bir aynada bölünmeden, parçalanmadan ve zahmetsiz olarak görünür ve tecelli eder. Zira hepsi merkezin tam karşısında ve konumları hep aynı olmasından, merkeze olan nispetleri eşit ve aynıdır. Aynen bu misaldeki gibi; Allah’ın kudreti merkezde gibi, bütün mahlukat ise ona nispeten aynı bir konumda durmasından ve mukabil bir yerde olmasından, mahlukatın büyük ve küçük, ağır ve hafif durumları, onun kudretine zorluk çıkarmaz, engel teşkil etmez, bir ile bin eşit hükmünde olur.

Mukabele sırrında; aynaların mum karşısındaki konumu nazara verilirken, şeffafiyet sırrında ise; güneşin eşya üzerindeki nüfuzu ve aksi nazara veriliyor. Yani şeffafiyet sırrında kudretin her şeyin yanında aynı ile hazır olması ifade ediliyorken, mukabele sırrında eşyanın kudret karşısındaki konumu ve imkanatı nazara veriliyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Maksat, Üçüncü Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4005 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...