"Sefih erkekler hevesâtına uyarak kadınlaştığında; nâşize kadınlar da hayasızlıkla erkekleşir." cümlesini izah eder misiniz? Buradaki "nâşize kadınlar" kimdir ve hak ettiği ceza nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her iki taraf, yani gerek erkek gerekse de bayanlar, İslamî ölçülere uymadıkları müddetçe, gayrimeşru bir tarzda birbirlerini etkileyebilmeleri muhtemeldir. Eğer erkek karşı cinsi tahrik edecek şekilde giyim kuşamını düzeltip kendine çeki düzen vermezse ve bayan da bunun bir benzeri şekilde davranırsa, dinen her iki tarafta mesuldur. Ciddi bir terbiye sisteminden veya nefsi gemleme süzgecinden geçmedikleri sürece de bunlar birebirlerine karşı mesul oldukları gibi, Cenab-ı Hakk'ın indinde de gerekli cezaya çarptırılacaklardır.

Bu asırda bazı erkekler fıtratlarını bozup erkek gibi davranmadıklarından; bazı kadın ve kızlar da erkek giysilerinin içine börünüp kadınlık fıtratını ayaklar altına alarak erkeklere gösterilmesi dinen caiz olmayan yerlerini göstermeye meyil gösterdiklerinden, maalesef içtimaî hayat kirlenmiş İslamî terbiye rafa kaldırılmış. Bunun çözümü özümüze dönüp ahlakı İslamiye ile ahlakı Resulullah (a.s.m.) ve Kur'an ahlakıyla ahlaklanmaktan geçer. Yoksa "Kendi yürüyüşünü terk etti, başkasının yürüyüşünü de öğrenemedi." hakikatına masadak olacağız.

Müslüman kadının giyiminde esas mesele, tesettürü sağlamasıdır. Eli ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesi, açık kalmamasıdır. Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de altını göstermeyecek şekilde kalın ve avret yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır. Bunun için altını gösterecek şekilde ince ve şeffaf olan bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz.

Tesettüre riayet eden bir bayan, ihtiyaç nisbetinde dışarda kendi ve evinin ihtiyaçlarını görür. Tabi kocası müsait değilse... Bunu da yine yalnız değil, bir yakınıyla bu ihtiyaçları görmesi daha münasip olur.

Beşeri yoldan çıkaranlar, evlerine dönmeli. Yoksa, "Kadınlar dışarıya çıkmamalı." şeklinde bu cümleyi yorumlamak yanlış olur kanaatindeyiz. Bazılarının yapmış oldukları bazı gayrı İslamî hareketlerinden dolayı masumları cezalandırıp evlerinde hapsedemeyiz Bir kız okul da okuyacak, ilimde öğrenecek ancak İslamî esaslara dikkat etmek şartıyla. Yoksa bir hayır yapayım derken on günah kazanmak akıl kârı değil.

Kız çocuklarının başı açık olarak okumaları caiz değildir. Ancak kız çocuklarını baş açık okula gönderen aileleri, kızlarını diri diri toprağa gömen cahiliyye müşrikleri gibi görmek de doğru değildir.

"Hevesat-ı nefsaniyeyle erkeklerin karılaşması, karıların hayasızlıkla erkekleşmesine sebeptir."(Sünuhat)

Bu asırda birçok fesat şebekesi, toplumun ahlakını ve fıtratını değiştirip, tersyüz etmek için elinden gelen bütün plan ve fitneleri tatbik ediyorlar. Özellikle medya ve moda, bu plan ve fitnenin en tesirli araç ve vesilesi yapılıyor.

Topluma özelikle de gençlere rol model olarak, eşcinsel eğilimli giyim ve kuşam noktasından kadınsı olan erkek aktrisler öne çıkarılıyor. Kadınlara da feminizm adı altında erkekler gibi yaşama noktasında cesaret verilip hayasızlığa teşvik ediliyor. Yani gezmek, açılmak, eğlenmek sizin de hakkınız denilerek, kadının en güzel süsü olan edep ve haya peçesi indirilmeye çalışılıyor.

Moda adı altında giyim ve kuşamlar tersyüz ediliyor. Mesela hem kadınlara hem erkeklere, komik ve ucube hem de hayasız giyim şekilleri telkin ediliyor. Hatta öyle ki muhafazakar kesim bile bu moda illeti yüzünden tesettürün en önemli rüknü olan vücut hatlarının belli edilmemesi kuralını çiğneyip, pardösülerini dar giymeye başladılar. Pantolon badi giymek dindar hanımlar arasında normal hale geldi...

Erkek ile kadının aynı tarz ve aynı şeyleri giyinmesi, Üstad Hazretlerinin yukarıdaki cümlesinin tefsiri niteliğindedir.

"Şayet sefih erkekler hevesâtına uyarak kadınlaşırsa, nâşize kadınlar da hayasızlıkla erkekleşir."(1)

Naşize: Geçimsizlik çıkarma; serkeşlik yapma; kocaya karşı itaatsizlik etme. Kadının kocasına karşı buğz edip asî olması anlamında bir İslam hukuk terimi. Arapça bir mastar olup, itaatsiz kadına "naşize" denir.

Evlilikte eşlerin karşılıklı uyum içinde olması gerekir. Ayet ve hadislerde karşılıklı hak ve görevler belirlenmiştir. Cenab-ı Hak şöyle buyurur:

"Erkeklerin kadınlar üzerinde meşru hakları gibi, kadınların da onlar üzerinde hakları vardır. Yalnız erkekler onlar üzerinde daha üstün bir dereceye sahiptirler."(Bakara, 2/228).

Şu ayette, eşler arasında iyi geçim istenir:

"... Onlarla iyi geçinin, eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah Onda bir çok hayır takdir etmiş olur."(Nisâ, 4/19).

Kadın, peşin konuşulan mehrini alıp, kocası onun nafakasını sağladığı sürece, kocasının meşru emirlerine uymak zorundadır. Ancak bu itaat kadının, kocasının her türlü emrine uyacağı anlamına gelmez. Kadına, ahlâk ve âdâba aykırı veya İslam`ın kendisine tanıdığı hakları ihlâl edici emirler verilirse, onun itaat borcu, ortadan kalkar. Hz. Peygamber (asm) şöyle buyuruyor:

"Allah'a isyan söz konusu olan yerde kula itaat yoktur.(2) Ay hâli olmadığı zaman, kocasının cinsel isteklerine boyun eğmesi de bu itaatın kapsamına girer."(3)

Kadının kocasına karşı itaatsizliği halinde izlenecek yol Kur`an-ı Kerim`de şöyle belirlenir:

"Şerlerinden, serkeşliklerinden yıldığınız kadınlara gelince; önce onlara öğüt verin, vazgeçmezlerse, yataklarında yalnız bırakın; yine yarar sağlamazsa hafifçe dövün."(Nisâ, 4/34).

Dipnotlar:

1) bk. Sözler, Lemeât

(2) bk. Buharî, Ahkâm, 4; Müslim, İmâre, 39.

(3) bk. el-Kâsânî, Bedâyiu`s-Sanâyi, II, 334; el-Cassâs, Ahkâmül-Kur`ân, thk. Muhammed es-Sâdık, Dârul-Mushaf, Kahire t.y., II, 68 vd.; İbn Rüşd, Bidâyetül-Müctehid Mısır t.y., II, 46 vd.; el-Fetâvâl-Hindiyye, Mısır 1310/1892, I, 556 vd.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Kocasına itaat etmeyen kadının durumu nedir? Öğüt dinlemeyen kadını dövmek caiz midir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

ihlasnur
EVET, tesettür madurları vardı eskiden şimdide tesettür madur ediliyor
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...