Block title
Block content

Şefkat, aşk ve muhabbetten üstün ise, neden kâinatın sebeb-i vücudu şefkat değil de muhabbet olarak geçiyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"BİRİNCİ MEYVE: Ey nefisperest nefsim, ey dünyaperest arkadaşım! Muhabbet şu kâinatın bir sebeb-i vücududur. Hem şu kâinatın rabıtasıdır, hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır. İnsan kâinatın en câmi bir meyvesi olduğu için, kâinatı istilâ edecek bir muhabbet, o meyvenin çekirdeği olan kalbine derc edilmiştir. İşte, şöyle nihayetsiz bir muhabbete lâyık olacak, nihayetsiz bir kemal sahibi olabilir."(1) 

Meseleye Allah açısından bakmak ile insan açısından bakmak arasında fark bulunuyor. Allah açısından sıfatlar ve isimler arasında bir fark bulunmuyor.

Mesela; “Muhabbet şu kâinatın bir sebeb-i vücududur.” sözü ve hükmü,

 "Ey habibim sen olmasaydın bu kainâtı halketmezdim."(2)

kudsi hadisinin güzel bir tefsiri, fasih bir beyanıdır. Yani; kâinatın var edilme gerekçesi; Allah’ın, Hazreti Muhammed’e (asm) olan kudsi muhabbeti ve Hazreti Peygamber (asm)'in de bu muhabbete kulluk ve ilahi aşk ile mukabele etmesidir. 

Yani Hazreti Peygamber (asm) muhabbeti ile Allah’a o azametli kulluğu gösteremeseydi, belki şu an biz olamayacaktık. Demek kâinat; muhabbet temeline kurulmuş bir bina gibidir, temel olmasa idi bina da olmazdı. Risale-i Nur'un bir çok yerinde bu mesele gayet kati ispat edilmiş. Biz Üstad'ın bir ibaresini alıp, diğer yerler ile irtibat kurmadan hükme varırsak, yanlış bir hükme varmış oluruz. Bu yüzden konu bütünlüğüne dikkat etmek gerekir.

Ama insan açısından şefkat aşktan daha üstün daha kısa daha selametlidir.

Mesela, yavrusuna çok şefkatli bir anne ile kalbinde aşk ateşi ile yanan bir aşığı nazara alalım. Aşık hiçbir zaman fedakarlık ve samimiyet noktasından anneye yetişemez. Evladı annesine haksızlık etse hatta zulmetse, anne yine evladına şefkat eder; ama aşık adam maşukundan az bir sille yese, hemen nazlanır ve küser. Bütün aşıkların maşukundan şikayetçi olması ve inlemesi meselemizi ispata kâfidir. Hatta ilahi aşk ile boyanmış evliyalarda bile naz ve şatahat hâlleri görünmüş. Ama şefkati esas alan büyük evliyalarda böyle naz ve şatahat halleri görülmemiştir.

İlahi veya mecazi olsun fark etmez, aşkın kimyasında beklenti ve karşılık görme ahvali vardır. Bütün aşıkların divanında bunu görmek mümkündür. Lakin şefkat böyle değildir, şefkatte beklenti ve karşılık beklemek yoktur. Şefkat bizatihi olup halis ve katışıksızdır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Beşinci Dal.

(2) bk. Suyutî, El-Leali-l Masnua, 1/272.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

inkişaf
İnsan Cenab-ı Hakka aşık oluyor ama şefkat göstermesi mümkün mü? Cenab-ı Hakka kul şefkat duyabilir mi?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
drerkan
“İşte bu en yüksek makam-ı mahbubiyeti, Süleyman Efendi "Ben sana âşık olmuşum" tabiriyle beyan etmiştir. Şu tabir, bir mirsad-ı tefekkürdür, gayet uzaktan uzağa bu hakikate bir işarettir. Bununla beraber madem bu tabir, şe'n-i rububiyete münasib olmayan manayı hayale getiriyor; en iyisi, şu tabir yerine: "Ben senden razı olmuşum" denilmeli
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Burada kıyas ile tanımak ifade ediliyor. Yani insan cüzi şefkati ile Allah'ın külli şefkatini kıyas ederek bilebilir denilmek isteniyor. Yoksa haşa insanın Allah'a şefkat etmesi abes ve saçma bir bakış açısı olur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...