Block title
Block content

"Sekiz daimî cenneti hadsiz bir zamanda hadsiz envâ-ı nimetiyle doldurup ibâdına ihzar eden bir Rahmânü’r-Rahîm..." Buradaki "sekiz cenneti" izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sekiz cennet"ten maksat, cennetin sekiz mertebe ve tabakadan oluşmasıdır.

Üstad Hazretleri bu hususu şu şekilde ifade ediyor:

"Çünkü, Cennetin sekiz tabakası birbirinden yüksek oldukları halde, umumun damı Arş-ı Âzamdır. Nasıl ki, mahrutî bir dağın etrafında, birbiri içinde, birbirinden yüksek, kaidesinden zirvesine kadar surlu daireler bulunsa; o daireler birbirinin üstündedir, fakat birbirinin güneşi görmelerine mâni olmaz, birbirinden geçebilir, birbirine bakar. Öyle de cennetler de buna yakın bir tarzla olduğu, ehâdisin mütenevvi rivâyâtı işaret ediyor."(1)

Cennetin bu sekiz tabakası ayet ve hadislerle şöyle anlatılır:

 1. Adn: Lügatta; ikamet ve ebedi yer manasındadır. 

"(Böyle yaparsanız, O) günahlarınızı size bağışlar ve sizi, altlarından ırmaklar akan Cennetlere ve Adn Cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş, budur!" (Saf, 61/12)

"Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî olarak kalıcı oldukları Cennetler ve Adn Cennetlerinde güzel meskenler vaad etti. Allah’ın rıdvânı (râzı olması) ise daha büyüktür! İşte büyük kurtuluş budur!" (Tevbe, 9/72)

Bir hadiste cennetteki saraylardan şöyle söz edilmektedir:

"Cennetin içinde inciden bir saray vardır. O sarayın içinde kırmızı yakuttan yetmiş konak vardır. Her konağın içinde yeşil zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) yetmiş ev vardır. Her evin içinde yetmiş taht, her taht üzerinde de her renkten yetmiş yatak vardır. Her evin içinde yetmiş sofra, her sofranın üzerinde de yetmiş çeşit yemek vardır. Keza her evin içinde yetmiş adet hizmetçi vardır…"(2)

"(O yurt,) girecekleri Adn Cennetleridir; (ki) altlarından ırmaklar akar, orada kendileri için ne isterlerse vardır. İşte Allah, takvâ sâhiplerini böyle mükâfâtlandırır!" (Nahl, 16/31)

2. Firdevs: Lügatta; her çeşit bitkiyi cem’eden bahçe, bostan manasındadır. Ancak “Üzüm asmalarının bulunduğu bahçedir” de denmiştir. 

"...Allah'tan istediğiniz zaman Firdevs'i isteyiniz..."(3) 

3. Naîm: Lügatta; yaşayışı rahat ve müreffeh olmak, nimet, bolluk, refah içinde yaşama manasındadır.

"Muhakkak ki îmân edip sâlih ameller işleyenler ise, îmân etmeleri sebebiyle Rableri, onları altlarından ırmaklar akan Naîm Cennetlerinde (mükâfâtlandıracağı doğru bir yol üzere) hidâyete erdirir." (Yunus, 10/9)

“Ve beni Naîm cennetinin vârislerinden kıl!” (Şuara, 26/85)

4. Me’va: Lügatta sığınacak yer, makam, yurt, mesken manasındadır. Ayrıca bu tabakanın şehid ve mü’minlerin barınağı olacağı söylenmiştir.

"Îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince, artık yapmakta olduklarına karşılık onlar için bir ağırlama yeri olarak Me’vâ Cennetleri vardır." (Secde, 32/19)

"And olsun ki, onu (Cebrâîl’i aslî sûretinde) diğer bir inişte de (mi‘râc gecesi), Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında (iken) gördü. Ki Cennetü’l-Me’vâ onun yanındadır." (Necm, 53/13-15)

5. Huld: Lügatta sürekli olma, sonsuz olma, süreklilik, ebedîlik, bakîlik manasındadır. 

"De ki: (Başınıza gelmesi muhakkak olan) bu (netîce) mi hayırlıdır, yoksa takvâ sâhiplerine vaad edilen (nimetleri aslâ kesilmeyecek olan) Huld Cenneti mi? (Orası) onlar için bir mükâfât ve bir varış yeridir."(Furkan, 25/15)

6. Dâru'l-Mukame: Lügatta asıl durulacak yer, ebedî ikamet edilecek yurt, güvenli makam manasındadır.

"O, lütfuyla bizi kalınacak yurda yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usanç da gelmez." (Fâtır, 35/35)

7. Dâru's-Selâm: Lügatta emniyet ve selâmet yeri, esenlik yurdu manasındadır.

"Ve Allah, (sizleri) selâm yurduna (Cennete) davet eder. Ve dilediğini (hikmetine binâen, kendi lütfundan) dosdoğru bir yola hidâyet eder." (Yunus, 10/25)

"Onlar için Rableri katında selâmet yurdu (Cennet) vardır ve O (Allah), yapmakta oldukları (sâlih ameller)sebebiyle onların dostudur." (En’am, 6/127)

8. İlliyyûn: Lügatta cennetin en yüksek tabakası. Ahirete giden tam kâmil mü'minlerin yeri. Hafaza meleklerinin divanları ismidir ki, salihlerin amelleri oraya yükseltilir. Ahirette yüksek dereceye, dergâh-ı rızâya en yakın olan derece manasındadır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Sekizinci Söz.
(2) bk. Tezkireti'l Kurtubi, s. 323/554.
(3) bk. Buharî, Tavhid, 22; Müslim, İmare, 46.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...