Block title
Block content

Sekizinci Söz'de kuyudan önceki zaman, yani kardeşlerin dereden tepeden yürümeleri, çölden geçmeleri ve mühim bir zatın onlara tavsiyelerde bulunması, neye işaret olabilir? Çünkü, kuyu altmış sene ise ondan önce de bir zaman var gibi, sizce ne olabilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her insan; âlem-i ervahtan başlayıp, rahm-ı maderden, sabavetten, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden geçen ve ebediyen devam edecek bir yolculuğa çıkarılmıştır.

Bu yolculuğun gençliğe kadar olan kısmı herkes için aynı şartlara havidir. Farklılık gençlik yaşı dediğimiz on beş yaş civarından itibaren başlar. On beş yaşına kadar geçen yolculuk, hikâyedeki; dereden, tepeden, çöllerden ve sahralardan geçmek gibidir; yani ruhlar âleminden, anne rahminden ve sabavet mevsiminden yolculuk yaparken insanların karşılaştığı hadiseler, vaziyetler ve muamelat çok farklı, bazen çok dehşetli ve hüzünlü, bazen de çok keyifli, neşeli ve hayretli olabilir. Fakat on beş yaşına kadar olan bu hayat yolculuğunda insanlar mümeyyiz olmadıkları ve henüz iradeleri ile yolları tercihte istidatları inkişaf etmediği için eşittirler, imtihana ve teklife tabi değillerdir. Buluğa ermeye ömür kifayet etmezse, kim olursa olsun muamelatından mes’ul değildir.

On beş yaşından sonra ise; imtihan ve teklif devreye girdiğinden, insan da iradesiyle hayrı ve şerri tercih hakkına sahip olur. Gençlikten itibaren başlayan, ihtiyarlıkla devam eden ve ölümle noktalanan hayatın bu kısmında başına gelecek iyi veya kötü, güzel veya çirkin, hayır veya şer bütün hadisat ve muamelata karşı davranışından, tarz-ı telakkisinden, düşünce ve tefekküründen sorumludur. Ölümden sonraki hayatta; sorumluluk yüklü bu ikinci kısım keyfiyetiyle önümüze konulacaktır.

O iki kardeşe tavsiyede bulunan o mühim zat ise; başta peygamberler ve mürşitler ve manevi önderlerdir. Bu tavsiyeler umuma yapılır. On beş yaşına kadar olanlar için bu tebligatlar; sonraki hayata bir hazırlık, on beş yaşını geçip imtihana girenler içinde bir ikaz, bir irşad ve muvaffakiyetin temel taşıdır. Vefat edenler içinde bu irşad vazifesi, onların manevi hayatlarına ve kefe-i mizanlarına bir nur, bir hediye, bir dua ve bir rahmettir.

Demek ki o mühim zatın tavsiyesinden evvelki hayat, mes’uliyeti mucib bir hayat olması icab etmez.

Âlemin hadisatı herkes için aynı derecede cereyan eder. İmtihana girenlerle girmeyenlerin farkı yoktur. Sabavette olanlar için alemin hadisatı meydan-ı imtihana hazırlık, gençlikten itibaren ölüme kadar yaşayanlar için imtihan ve tecrübe, kabirde olanlar için iman ve inançlarına göre; ya hayret verici ibret tabloları veya dehşete düşürücü ve telaşa sevk edici hüzün levhalarıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sekizinci Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 12164 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...