Block title
Block content

"Senin gibi sersem, âciz, cahil tabiatla mı? Veyahut hadsiz derece hata ederek o Sâni'-i Mukaddes'e 'tabiat' ismini verip onun mu'cizat-ı kudretini, o tesmiye bahanesiyle tabiata isnad edip, bin derece muhali birden irtikâb etmek mi istersin?" Bu iki cümle aynı değil mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada ilk bakışta iki cümlede de ifade edilen "tabiat" kavramının aynı olarak görülmesi söz konusu olabilir. Fakat biraz dikkat ile nazar edilirse; bu iki cümlenin birbirinden farklı versiyonları olduğu görülebilir. Şöyle ki:

Birinci cümledeki tabiatta; kâinatın idare kanunlarına ve mevcudat fihristesi olan yönüne dikkat çekiliyor. Yani, bir ilahın kabul edilmediği, kanunların ve varlıkların nasıl ve ne şekilde olacağını belirleyen ve varlıkların özeti olan DNA şifreleri gibi akılsız ve şuursuz programdan ibaret olan bir camid ve sağır usta kastedilmektedir.

İkinci cümlede geçen tabiatta ise; bir ilahın kabul edilip, bu ilahın kâinatı yarattıktan sonra kendisinin artık varlıkların teşekkülünde ve meydana gelmesinde hiçbir şekilde karışmadığı, tabiat denilen bir teşkilat programının kâinatı idare ettiğini ve varlıkları meydana getirdiğini savunan bir gruba ders verilmektedir. Bu gurup ise “deist” denilen bir sapık fikrin savunucularıdır.

Dolayısıyla iki cümlenin muhatapları “tabiatçı” dediğimiz müessiriyeti tabiata veren kişilerdir. Fakat birinci cümle Allah’ın varlığını kesinlikle kabul etmeyenleri ve “Her şeyin tabiatı eşyanın yaratılmasında müessirdir.” fikrini kastederken, ikinci cümle ise Allah’ın kâinatı yarattığını, fakat daha sonra kendisinin artık yaratmaya karışmadığını, koyduğu kanunların ve mahlukata yerleştirdiği kuvvetin -İlahi kudretin yerine- iş yaptığını savunanları hedef almaktadır.

Özellikle deistleri Üstadımız Yirmi Üçüncü Lem’a (Tabiat Risalesinde) şu ifadelerle ciddi anlamda çürütmektedir;

“O Sultan-ı Ezelînin hikmetinden gelen nizâmât-ı kâinatın mânevî kanunlarını birer maddî madde tasavvur ederek ve saltanat-ı rububiyetin kavânîn-i itibariyesi ve o Mâbûd-u Ezelînin şeriat-ı fıtriye-i kübrâsının, mânevî ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan ahkâmlarını ve düsturlarını, birer mevcud-u haricî ve maddî birer madde tahayyül ederek, kudret-i İlâhiyenin yerine, o ilim ve kelâmdan gelen ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan o kanunları ikame etmek ve ellerine icad vermek, sonra da onlara 'tabiat' namını takmak ve yalnız bir cilve-i kudret-i Rabbâniye olan kuvveti, bir zîkudret ve müstakil bir kadîr telâkki etmek, misaldeki vahşîden bin defa aşağı bir vahşettir."

"Acaba bir saatçi, saatin çarklarını yapsın, sonra saati çarklarla tertip edip tanzim etsin, daha mı kolaydır? Yoksa harika bir makineyi o çarklar içinde yapsın, sonra saatin yapılmasını o makinenin câmid ellerine versin, tâ saati yapsın, daha mı kolaydır? Acaba imkân haricinde değil midir? Haydi, o insafsız aklınla sen söyle, sen hâkim ol."

"Veyahut bir kâtip mürekkep, kalem, kâğıdı getirdi. Onunla kendi bizzat o kitabı yazsa daha mı kolaydır? Yoksa o kâğıt, mürekkep, kalem içinde, o kitaptan daha san’atlı, daha zahmetli, yalnız o tek kitaba mahsus olarak bir yazı makinesi icad etsin, sonra o şuursuz makineye 'Haydi, sen yaz.' desin de kendi karışmasın, daha mı kolaydır? Acaba yüz defa yazıdan daha müşkül değil midir?”

Şöyle farklı bir bakış açısı da arz edilebilir:

Birinci cümlede; Beşinci Pencere'de anlatılan sanat-ı İlâhiyenin tabiatla izah edilemeyeceği, zira tabiatın bunu netice verecek vasıflara sahip olmadığı; sersem, aciz, cahil olmasından dolayı, tabiat fikrinin hezeyan olduğu ifade ediliyor.

İkinci cümlede ise; bu faaliyet ve icraatın sahip ve maliki kusurlardan, hatalardan, eksik sıfatlardan uzak olan mukaddes bir Sanî'in mucize kudretiyle olabileceği, onun yerine tabiatı koymaya çalışmanın bin derece imkânsızlık gibi bir çürük iddiayı tercih etmek demek olacağı zikrediliyor.

Dolayısıyla iki cümle birbirine kuvvet veriyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Pencere | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 458 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

syanik03
Allah razı olsun.. Çok güzel bir izah oldu..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...