Block title
Block content

"Senin göz bebeğindeki o câmid zerrecik dahi, senin gözünde, başında, vücudunda..." Buradaki “zerrecik” hücre midir, keyfiyeti nedir?

 
Soru Detayı:

senin göz bebeğindeki o camid zerrecik dahi senin gözünde, başında, vücudunda ve kuvve-i müvellide, kuvve-i cazibe, kuvve-i dâfia, kuvve-i musavvire gibi deveran-ı deme ve his ve harekeye hizmet eden evride ve şerayin ve sair âsablarda hem senin nevinde, ilâ âhir; birer nisbeti, birer vazifesi bulunduğunu, bilbedahe bir Kadîr-i Ezelî'nin eser-i sun'u ve memur-u muvazzafı ve taht-ı tedbirinde olduğunu kör olmayan göze gösterir. Risale-i Nur - Sözler Yukarıda bahsedilen yerdeki göz bebegindeki zerre hucremidir.sabit demirbaşmıdır ölup dirilirmi.yoksa o zerre yediğimiz gıda parcaciklarimidir.bu konuda yardımcı olurmusunuz.

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada “câmid zerrecik” denildiğine göre zerrecikten maksat canlı olan hücre değil, hücreye giren ve hücreyi oluşturan cansız yapıtaşları olan atom, element ve moleküllerdir. Zerre kavramının Risale-i Nur’daki genel kullanımı da bu yöndedir.

Başka bir yerde Üstadımız aynı göz bebeği misalini vermekte ve göze giren zerrenin şuurkarane vazifesini yaptığını nazarlarımıza arz etmektedir:

“İşte o zerrattan hangi zerreye bir nazar-ı hikmetle baksan göreceksin ki basîrane, muntazamane, semîane, alîmane sevk olunan o zerreye, kör ittifak, kanunsuz tesadüf, sağır tabiat, şuursuz esbab, hiç ona karışamaz. Çünkü her birisi unsur-u muhitten tut, tâ beden hüceyresine kadar hangi tavra girmiş ise o tavrın kavanin-i muayyenesi ile güya ihtiyaren amel ediyor, muntazaman giriyor. Hangi tabakaya sefer etmiş ise öyle muntazam adım atıyor ki bilbedahe bir Sâik-i Hakîm’in emriyle gidiyor gibi görünüyor."

"İşte böyle muntazam tavırdan tavıra, tabakadan tabakaya gitgide hedef ve maksadından ayrılmayarak tâ makam-ı lâyıkına, mesela, Tevfik’in göz bebeğine emr-i Rabbanî ile girer, oturur, çalışır."

"İşte bu halde, yani erzaktaki tecelli-i rububiyet gösteriyor ki iptida o zerreler muayyen idiler, muvazzaf idiler, o makamlar için namzet idiler. Güya her birisinin alnında ve cephesinde ‘Filan hüceyrenin rızkı olacak.’ yazılı gibi bir intizamın vücudu, her adamın alnında kalem-i kader ile rızkı yazılı olduğuna ve rızkı üstünde isminin yazılı olmasına işaret eder.”(1)

Özetle: Zerreler ya bütün bedenin işleyişini ve nerede vazifesi olduğunu bilecek bir ilme sahip olmalıdır. Hâlbuki gözün ihtiyacı olan ve onun yumuşak olup görme özelliğini kazanmasına vesile olan element ile kemiğin ihtiyacı olan, ona sertlik ve sağlamlık kazandıran element karışmaz. Ya da bedeni, hücreyi ve o hücrenin ihtiyacı ve rızkı olan o zerreleri yaratan bir Zatın sevkiyle vazifeye koşmaktadırlar. Demek her bir zerre emir tahtında hareket eder. Hangi zerrenin, bedenin hangi bölgesindeki hücrelere rızık olacağı kaderde, Cenab-ı Hakk’ın ilm-i ezelisinde bellidir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

k.toprak

Meseleyi kavradım çok teşekkür ederim .Allah razı olsun .

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...