Block title
Block content

"Senin ne kıymetin var ki, sineğin kanadına müvâzi olmayan hevesini tatmin ve teskin için felek çarklarıyla hareketten teskin edilsin?" cümlesi ile "Halbuki, sen hâmil-i emânet, halife-i arzsın." cümlesi çelişkili değil mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan iman ederse kâinata halife oluyor, inkâr ederse kâinatın en adi en önemsiz varlığı hâline geliyor. Yani insan potansiyel anlamda hayra da şerre de kabiliyetli bir şekilde yaratılmıştır. İman ve ibadet insanın hayır potansiyelini geliştirirken, inkâr ve küfür de şer potansiyelini tetikliyor.

Yani insan mahiyetinin iki yüzü vardır. Bir yüzü hayra ve kulluğa bakar, diğer yüzü şer ve isyana bakar. İnsan hayır ve ibadet yüzü olarak ahsen-i takvimdedir, yani mükemmel bir kıvamda yaratılmıştır.

Aynı insan iradesini şer ve isyanda kullanır ise, bu kez de insan zalim ve cahil bir şekle bürünür. Yani insan hayır ve şer noktasında nihayetsiz bir kabiliyette yaratılmıştır. Bu kabiliyetlerin hangi yönde kullanılacağı ciheti ise insanın iradesine bırakılmıştır.

İnsan hayır kabiliyetlerini inkişaf ve inbisat ettirir ise insan-ı kamil sıfatını alıp kâinata halife olur. Yok şayet şer kabiliyetlerini inkişaf ve inbisat ettirir ise, bu kez mahlukatın an alçağı ve zalimi olur.

Hazreti Ebu Bekir (r.a) ve Ebu Cehile dikkat ile bakılırsa, bu iki kavramın somut hâli anlaşılır.  

Bu sebeple Kur’an da insanı, hem mükerrem ve ahsen-i takvim bir varlık olarak hem de zalim ve cahil olarak nitelendiriyor. Üstadımızın zahiren çelişkili duran ifadeleri de aynı manadadır...

"Ey müteşekki! Sen nesin? Neye binaen itiraz ediyorsun? Cüz’i hevesini külliyat-ı kainata mühendis mi yapıyorsun? Kokmuş olan zevkini nimetlerin derecelerine mikyas ve mizan mı yapıyorsun? Ne biliyorsun ki, zannettiğin nimet nikmet olmasın? Senin ne kıymetin var ki, sineğin kanadına müvazi olmayan hevesini tatmin ve teskin için felek çarklarıyla hareketten teskin edilsin?"

"İ’lem eyyühe’l-aziz! Cesedin bir uzvundaki bir hücrede yapılan tasarruf, en evvel cesedi tasavvur etmeye mütevakkıftır. Çünkü, küllün nakışlarıyla, ahvaliyle cüz’ün çok alaka ve münasebetleri vardır. Eyleyse, cüzde tasarruf, Halık-ı Küllün emri altındadır."

"İ’lem eyyühe’l-aziz! Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını, pek büyük bir rahmetle, bir lütufla, bir hikmetle hıfzeden Sani-i Hakimin hafiziyetine layık mıdır ki, ahirette semere veren ağaçlara çekirdek olacak a’malinizi hıfzetmesin, ihmal etsin? Halbuki, sen hamil-i emanet, halife-i arzsın..."(1)

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Şemme.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...