Block title
Block content

"Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı; fakat her doğruyu demek doğru değildir." her doğru her yerde söylenmez mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın, bir şeyi nasıl söylediği, ne söylediği kadar önemlidir. Hatta bazen söyleniş biçimi, söylenenden daha bir önem arz eder. Bu yüzden eskiler "Usul, esasa mukaddemdir." demişler; yani tarz ve metot maksattan önce gelir. Maksat haktır, tarz ise hakkın söylenme makamı ve biçimidir. Yanlış usul; hak gayeyi hakka ulaştırmaz. Hakkın usulü de hak olmalıdır.

İnsanın her söylediği hak ve doğru olmalıdır. Ama her hak ve doğruyu her yerde ve herkese söylemek, makamın ve zamanın müsaitsizliği yüzünden, doğru olmayabilir. Hak ve doğru, zatı itibari ile her zaman hak ve doğrudur. Ama hak ve doğruların vasıtaları, bazen batıl ya da mutedil olmayabilir.

Üstad sorudaki bu ibarelerde vasıtalara işaret ediyor. Yani hak ve doğrunun söylenme zamanı ve mekanı da hak ve mutedil olması gerekir. Yoksa Üstad, hak ve doğruyu söylemenin kendisini kast etmiyor, sadece doğru an ve mekanı kast ediyor.

Mesela; bir evladın babasına evlatlık konumunu unutarak, bazı hak ve doğruları yüzüne sert ve üslupsuz bir şekilde söylemesi, doğru ve hak bir tavır değildir. Söyledikleri hak ve doğru olabilir; ama konumsuz ve usulsüz bir tarz ile söylemesi doğru ve hak değildir. Bazı doğrular vardır, bu doğrular yerli yerinde denmediği zaman, faydadan çok zarar verir. Bu doğruları söylemek için, uygun makam ve uygun mekan lazımdır. Kör olan bir adama, kör diye hitap etmek belki doğrudur; ama üslup doğru olmadığı için, karşıdaki insanı rencide eder. Buna benzer örnekler çoğaltılabilir.

Yirmi İkinci Mektup, Dördüncü Vechin, İkinci Düsturunu Genel Hatları ile İzah Eder misiniz?

Müslüman olarak ağzımızdan çıkan her sözün hak ve doğru olması gerektiğini söyledikten sonra, her doğruyu ve hakkı her yerde herkese her zamanda söylemenin sakıncalı ve zararlı neticeler vereceğine işaret ediyor.

Doğruyu ve hakkı söylemenin de doğru ve hak zamanı, mekanı, ortamı, makamı olması gerek. Eğer bu şartlar uygun değilse doğru ve hakkı ifade etmek  hakka bir haksızlık olur. Uygun zaman, mekan, mevkide söylense, hak tesir eder, ama uygun olmaz ise ters teper, hatta hakkı çiğnemek olur. Örneğin senin sarhoş bir esnaf komşun var, ona hakkı, yani içkinin haram olduğunu ikaz etmen gerekiyor. Müşterisinin yanında varıp adama, “Sen ayyaşsın, harama giriyorsun.” desen, uygun zaman ve mekanda ikaz etmediğin için, söylediğin hak söz, haksız neticeler verir. Ama ona müsait bir yerde ve zamanda kavli leyyin ile haramı ikaz etsen, o zaman tesiri Allah’tan bekleyebilirsin.Yoksa Üstad orda hakkı ve doğruları ketmet, konuşma demiyor.

Hakkı ve doğruyu hak ve doğru tarzda, zamanda ve zeminde söylenmesi gerektiğine işaret ediyor. Bazen öyle bir ortam olur ki senin sükutun, konuşmandan daha keskin ve tesirli bir konuşmak olur. Bazen sen samimi bir halette değilken söylediğin bir hak söz, ters etki yapar. Örneğin kendin yapmadığın şeyi başkasına tavsiye etsen, soğuk düşer, tesirsiz olur. Evlat, anne ve babasına karşı bir hakkı kırıcı ve incitici bir şekilde söylese, bir hakkı yerine getirirken, çok hakları zayi etmiş olur.

Samimi olmayan duygularla bir hakkı ilan etsen, çoklarını vaziyetinden dolayı o haktan tiksindirirsin. Hakka hizmet edeyim derken, zulmedersin. Bir memur, amirine hakkı sivri bir üslubla dese, söylediği haktır ama üslup yanlıştır. Bazen de senin, vatanına silahla güçle saldıran düşmana, kavli leyyin ile karşılık vermen zillettir, haksızlıktır. Orada hak cihaddır. Yani her şeyi yerli yerine koymak lazımdır.

Sırf hak ve doğru konuşmak yetmez. Hakkı hak tarzda ve üslubda demek lazım. Üstad bu düsturla bir kalıp, bir mizan vazetmiştir. Biz bunu her tarafa tatbik edebiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

ihlasnur
Peki doğruyu bildiği halde kimse söylemediği bir ortamda. bilen konuşmazsa kim konuşacak ve konuşması gereken kişinin vasfı nedir?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Kimin konuştuğu değil nasıl konuştuğu önemlidir. Uygun bir dil uygun bir zamanda hakkın ifade edilmesi gerekir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...