"Senin vücudunun vaziyeti, dünyanın zevâlini ve insanın fâni olduğunu ihtar ediyor. Daha dünya seni boğamıyor, gaflet senin gözünü kapayamıyor." Felçli olduğu halde günahkar olanları nasıl yorumlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Birisi: Rabıta-i mevttir. Yani, dünya fâni olduğu gibi, kendisi de içinde vazifedar fâni bir misafir olduğunu düşünmekle, hayat-ı ebedîsine o suretle çalışmışlar."

"İkincisi: Nefs-i emmârenin ve kör hissiyatın tehlikelerinden kurtulmak için, çilelerle, riyazetlerle nefs-i emmârenin öldürülmesine çalışmışlar."

"Sizler, ey yarı vücudunun sıhhatini kaybeden kardeş! Sen ihtiyarsız, kısa ve kolay ve sebeb-i saadet olan iki esas sana verilmiş ki, daima senin vücudunun vaziyeti, dünyanın zevâlini ve insanın fâni olduğunu ihtar ediyor."

"Daha dünya seni boğamıyor, gaflet senin gözünü kapayamıyor. Ve yarım insan vaziyetinde bir zâta, nefs-i emmâre, elbette hevesât-ı rezile ile ve nefsânî müştehiyatla onu aldatamaz; çabuk o nefsin belâsından kurtulur."(1)

Bu iki fırsatı değerlendirmiyorsa, o felçli kimse çok büyük bir zarar içinde demektir. Allah bazen kullarının önüne çok değerli imkan ve fırsatlar çıkarır, ama kullar iradesini kötüye kullanarak bu fırsatları gereğince değerlendiremez.

Mesela, birisine zenginlik verir tâ fakire, garibana, muhtaca yardım etsin diye; ama o kimse bu zenginliği ya sefahet ve eğlencede sarf eder ya da kibir ve hırs ile mal biriktirmede kullanır.

Kimisine hastalık verir dünyanın geçici olduğunu anlasın diye, o kimse hastalıktan ders almak yerine isyan edip yükünü ikileştirir; yani hastalığın yanına bir de isyan ile cehennem azabını beline yükler.

Her felçli, her hasta; içinde bulunduğu durumu mutlaka hayra çevirecek, gaflet uykusundan uyanacak diye bir kaide bulunmuyor. Bazen kırılmış el ile dövüşen insanlar misali, hasta, musibetli ve felçli birisi de kaderi tenkit edebiliyor, isyan edebiliyor ve sefahette gidebiliyor.

Felçli insanın bedeni felçli... İradesi, kalbi ve aklı felçli değil ki mesuliyetten kurtulsun. Zaten Üstadımız nasihat ediyor; bu nasihati kabul edip istifade etmek insanın kendi iradesindedir.

Sağlık ve sıhhat imansız birisinde ya da imanı zayıf olan birisinde, gafleti besleyen ahireti unutturan zararlı bir silah olabilirken, hastalıklar ve belalar imanı olan birisi için gafleti dağıtan ahireti hatırlatan koruyucu bir fanus gibidir. İki durum da insanın iradesine bakıyor, insan iradesi ile bu durumları lehinde ya da aleyhinde kullanabilir.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a, Yirmi İkinci Deva.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...