Block title
Block content

"Şeriat-ı hilkatin farzü’l-kifayesi hükmünde olan fünun ve sanayiin edasına bir emr-i mânevî vermişken, su-i istimalimizle o istidattan tevellüd eden meyle kuvvet ve medet verici olan şevki, bu hırs-ı kâzip ve şu re’s-i riya olan meylü’t-tefevvuk.." İzah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şeriat-ı hilkat; Allah’ın kâinata koymuş olduğu fıtri kanunların ortak ismidir.

Farz-ı kifaye; belli bir görevi, belli bir zümrenin ifası ile diğerlerinden düşmesidir. Mesela, tıp ilmi ve doktorluk vazifesi bütün toplum üzerine farzdır, ama bu vazifeyi toplumun belli bir zümresi üzerine alarak diğerlerini sorumluktan kurtarır.

Fünun ve sanayi; fen ilimleri ve zanaatlar demektir. İnsanlığın dünyada rahata ve konfora ulaşması, bu ilimleri ifa etmek ile mümkündür. Bu yüzden Allah insanın fıtratına bu ilimlere karşı bir şevk ve meyil vermiştir. Üstad Hazretleri buna "manevi emir" demektedir.

Lakin insanlık, bu şevk ve meyli kötüye kullanarak yalancı hırs ve gösterişin başı olan üstünlük kurma, davasına sarf etmiş ve etmektedir. Yani insanlık fen ilimlerini insanlığın saadet ve rahatında değil, insanlığa üstünlük kurmada ve insanlığı hırslarının kölesi yapmasında kullanıyor.    

Birinci ve İkinci Dünya savaşları zalim, haris ve kibirli politikacıların egosu yüzünden çıkmıştır. Fen ilimleri de bu egonun tatmininde zehirli bir alet olmuştur. Hitlerin savaş gereçleri, Amerika’nın atom bombası, fen ilimlerinin nerede sarf edildiğine iki güzel örnektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Makale, Altıncı Mukaddeme | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1434 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...