Block title
Block content

"Şeriatın nakliyatına nazaran, Cenâb-ı Hak bir cevhereyi, bir maddeyi yaratmıştır,.." Burayı "cevher" ile izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Cevher" kelime olarak bir şeyin özü ve esası anlamına geliyor. Felsefi anlamı ise, varlığı kendinden olan, var olmak için kendi dışında başka bir şeye muhtaç olmayan varlık demektir. Allah'a inanan filozoflar iki çeşit cevherden bahsederler.

Birisi yaratıcı cevher olan Allah. Lakin Allah'ı cevher olarak vasıflandırmak noksan bir anlayıştır. Çünkü cevher Allah'ın sıfatlarından "kıyam-ı binefsihi: varlığı kendinden olan" sıfatını belirtebilir. Allah'ı sıfatları ve isimleriyle tanımak gerekir. Ve Allah’ın isim ve sıfatları içinde cevher yoktur.

İkincisi ise, yaratılmış cevher, madde, ruh gibi.

Maddeci filozoflar cevher olarak yalnız maddeyi kabul ederler. Oysa madde Allah'ın yarattığı âlemlerden sadece biridir. Fizik ilmi, maddenin enerjiye ve enerjinin maddeye dönüştüğünü göstermiştir. Madde de enerji de belli kanunlara bağlıdır. Kanun varsa kanun koyucu da vardır. Madde ve enerjiye hakim olan ve kanunları koyan, madde ve enerjiyi yaratan ise Allah'tır.

“Şeriatın nakliyatına nazaran, Cenab-ı Hak bir cevhereyi, bir maddeyi yaratmıştır.”(1) ifadesindeki cevher ilk yaratılan şey demektir. Hadislerden anladığımıza göre Allah’ın ilk yarattığı cevher Peygamber Efendimiz (asm)'in nurudur.

Bir rivayette Hz. Cabir anlatıyor:

- Ey Allah'ın Resulü! Anam babam sana feda olsun, Allah'ın her şeyden önce ilk yarattığı şeyi bana söyler misiniz, diye sordum. Şöyle buyurdu:

 "Ey Cabir! Her şeyden önce Allah'ın ilk yarattığı şey senin peygamberinin nurudur. O nur, Allah'ın kudretiyle onun dilediği yerlerde dolaşıp duruyordu. O vakit daha hiçbir şey yoktu. Ne Levh, ne kalem, ne cennet, ne ateş / cehennem vardı. Ne melek, ne gök ne yer ne güneş ne ay ne cin ve ne de insan vardı."

"Allah mahlukları yaratmak istediği vakit, bu nuru dört parçaya ayırdı. Birinci parçasından kalemi, ikinci parçasından Levhi (Levh-i Mahfuz), üçüncü parçasından Arş'ı yarattı."

"Dördüncü parçayı ayrıca dört parçaya böldü: Birinci parçadan Hamele-i Arşı (Arşın taşıyıcılarını), ikinci parçadan Kürsi'yi, üçüncü parçadan diğer melekleri yarattı."

"Dördüncü kısmı tekrar dört parçaya böldü: Birinci parçadan gökleri, ikinci parçadan yerleri, üçüncü parçadan cennet ve cehennemi yarattı."

"Sonra dördüncü parçayı yine dörde böldü: Birinci parçadan müminlerin basiret nurunu / iman şuurunu, ikinci parçadan -mârifetullahtan ibaret olan- kalplerinin nurunu, üçüncü parçadan tevhitten ibaret olan ünsiyet nurunu (La ilahe illallah Muhammedur-Resulüllah nurunu) yarattı."
(2).

Dipnotlar:

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 29. Ayet Tefsiri.

(2) bk. Aclunî, I/265-266.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 29. âyetin tefsiri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 520 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

lighted
"Şeriatın nakliyatına nazaran, Cenâb-ı Hak bir cevhereyi, bir maddeyi yaratmıştır" cümlesinin devamındaki parağraflarda o cevhere ve madde esir maddesi olduğunu söylemiyor mu?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Esir maddesi Peygamber Efendimizin nurundan yaratılmıştır. Bu açıdan ilk yaratılan Peygamber Efendimizin nurudur ve bu nurdan ilk yaratılan madde ise esirdir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...