Block title
Block content

"Hem şu hikmet, zaman-ı Âdem'den beri meşhurdur ve ehl-i hakikat için meşhuddur." Şerli ruhların ve cinlerin semavata çıkmalarının ve oradan yerdeki kâhinlere ve arkadaşlarına malumat getirmelerinin yasaklanması diğer dinler için de geçerli değil midir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Beşinci Basamak: Mâdem arzdan semâya gidip gelmek var. Semâdan arza inip çıkmak oluyor. Ehemmiyetli levazımat-ı arziye, oradan gönderiliyor ve mâdem ervah-ı tayyibeler semâya gidiyorlar. Elbette ervah-ı habîse dahi, ahyârı taklîden semâvat memleketine gitmeğe teşebbüs edecekler. Çünki vücutça letâfet ve hiffetleri var. Hem şübhesiz tard ve ref'edilecekler. Çünki mahiyetçe şeraret ve nühusetleri vardır. Hem bilâşek velâ şübhe, şu muamele-i mühimmenin ve şu mübareze-i mâneviyenin âlem-i şehadette bir alâmeti, bir işareti bulunacaktır."

...

"Mâdem şu mübareze-i ulviyenin ilânı, hikmeten lâzımdır. Elbette ona bir işaret vardır. Halbuki hâdisat-ı cevviye ve semâviye içinde şu ilâna münasib hiçbir hâdise görünmüyor. Bundan daha ensebi yoktur."

...

"Hâlbuki şu hâdisenin, bu hikmetten ve şu gayeden başka ona münasib bir hikmeti bilinmiyor. Sâir hâdisat öyle değil. Hem şu hikmet, zaman-ı Âdem'den beri meşhurdur ve ehl-i hakikat için meşhuddur.”

“Hem şu hikmet, zaman-ı Âdem'den beri meşhurdur ve ehl-i hakikat için meşhuddur.” cümlesini yukarı ile beraber nasıl anlamalıyız?

“Hem şu hikmet, zaman-ı Âdem'den beri meşhurdur.” cümlesi, şeytanların tâ Âdem aleyhisselamdan beri aynı maksatla semaya çıkmak istediklerini ve tart edildiklerini ders veriyor.

“Şüphesiz o Zikr’i (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.” (Hicr, 15/9)

ayet-i kerimesinde haber verildiği gibi, cinlerin Kur’an hakkında kâhinlere yanlış bilgiler getirmeleri engellenmekle birlikte, insanların da bu manada bir değişiklik yapmalarına fırsat verilmemiştir.

Geçmiş kitapların tahrifini bizzat insanlar, yani görevini yanlış kullanan din adamları yapmışlardır. Kur’an hakkında böyle bir değişiklik yapılmasına hiçbir din âlimi teşebbüs etmediği gibi, onları böyle bir değişiklik yapma konusunda hiçbir sultan ve hükümdar da zorlamaya gitmemişlerdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...