"Sevab-ı uhrevî için, dualarını kazanmak niyetiyle ve hizmetin hüsn-ü tesiri noktasında, gelecek temsildeki sırra binaen, belki o hissin meşru bir ciheti bulunur." Hubb-u cah hissinin meşru ciheti nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hubb-u cah; şöhret düşkünlüğü, makam sevgisi ve rütbe hırsı gibi manalara geliyor. Bunu sadece geçici, dünyevi veya menfi manada kullanmak ve ehli dünyadan geçici bir his için teveccüh beklemek anlamında kullanmak acizliktir ve bedbahtlıktır. Fakat ahiret itibariyle sevab kazanmak için, ehli iman ve hayırlı insanların dualarını kazanmak niyetiyle ve hizmetin tesirini güzel kılmak noktasında insanların teveccühünü aramak güzeldir ve makbuldür.

Üstadımız bu duygunun meşru cihetine, bahsin devamında şu şekilde işaret ediyor:

"Birinci suretteki adam, faraza hubb-u cahı kalbinden çıkarmazsa, fakat ihlâsı ve rıza-yı İlâhîyi esas tutmak ve hubb-u cahı hedef ittihaz etmemek şartıyla, bir nevi meşru makam-ı mânevî, hem muhteşem bir makam kazanır ki, o hubb-u cah damarını kemâliyle tatmin eder."

"Bu adam az, hem pek az ve ehemmiyetsiz bir şey kaybeder; ona mukabil, çok, hem pek çok kıymettar, zararsız şeyleri bulur. Belki birkaç yılanı kendinden kaçırır; ona bedel çok mübarek mahlûkları arkadaş bulur, onlarla ünsiyet eder. Veya ısırıcı yabanî eşek arılarını kaçırıp, mübarek rahmet şerbetçileri olan arıları kendine celbeder, onların ellerinden bal yer gibi, öyle dostlar bulur ki, daima dualarıyla ve âb-ı kevser gibi feyizler, âlem-i İslâm’ın etrafından onun ruhuna içirilir ve defter-i a'mâline geçirilir."(1)

Yani dünyada birkaç serseri ehli dünyanın teveccühüne bedel, ahirette yüksek makam sayesinde milyonlar mübarek insanlar nazarında veya melekler ve ruhaniler arasında gıpta ile bakılan insan olur ve insandaki cah damarı, yani şöhret olma hissi bu şekilde meşru olarak tatmin olur.

Üstat insanın fıtratında var olan bu şöhret olma hissinin meşru bir tarz ile de tatmin olabileceğini ve yüzünün buraya çevrilmesi gerektiğine işaret ediyor.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...