"Şiddetli alâkadar ve meftun olduğum vücudum, belki mahlûkatın vücutları ademe gidiyor diye, elîm bir endişe verirken..." Narsizm çağımızın hastalığı. Neden insan en çok kendini sever?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın fıtratına zıtların konulması, mücadele ve mücahede içindir. İnsan bu zıtlarla mücadele ettikçe terakki eder. Şayet bu zıtlar olmasa mücadele olmaz, mücadele olmayınca da terakki olmaz. Bu yüzden nefis, heva, benlik ve bencillik gibi menfi şeyler insana takılmış, ta ki mücadele ile terakki etsin.

İnsanın fıtratına konulmuş olan duyguları, kökünden söküp atması imkansızdır. Bu sebeple duyguları kökünden söküp atmak yerine, yönünü çevirmek esas olmalıdır.

Mesela; düşmanlık hissi insanın fıtri bir duygusudur, bu hissin fıtrattan sökülüp atılması kabil değildir. Öyle ise bu duygunun yönünü ve yüzünü, mümin kardeşlerimize değil; başka taraflara çevirmek gerekir.

Aşk ve muhabbet; insanın en köklü ve en esaslı bir duygusudur; bunun da diğerleri gibi tamamen fıtrattan sökülüp atılması kabil değildir. Ama bu duyguyu İlahi veya mecazi aşka çevirmek, insanın iradesine bakar. İnsan, kalbini İlahi aşka yönlendirme fırsatı ve imkanı varken, bunu mecazi aşkların dalgasına terk ediyor ise, bu mesuliyeti gerektiren bir durumdur. Muhabbet etme kabiliyetini, Allah kendi Zatı ve isimlerini sevmemiz için bize takmıştır, insan suistimal ile bu kabiliyeti mecazi aşklara çeviriyor, öyle ise mesuldür.

Allah, insana kendi cemal ve kemalini sevecek ve fani güzelliklerle tatmin olmayacak genişlikte ve keskinlikte bir kalp vermiştir. İnsanın bu geniş kalbi; ancak ebedi ve solmayan bir güzellik ile tatmin olabilir.

Oysa kainatın ve içindeki bütün güzelliklerin üzerinde fena ve fanilik damgası vardır, sevdiğimiz o güzellik, ya eskir ya pörsür ya da bize karşılık vermez, verse de bizim meftun olduğumuz o güzellik çabuk söner. Demek bize verilen bu kalp, o fena ve fani güzellikler için değil, ebedi ve solmayan bir güzelliği sevmek için tahsis edilmiştir.

Biz suistimal edip, Allah'a tahsis edilmiş kalbimizi fani mahlukata tevcih edersek, bunun tokadını hem burada hem ahirette yeriz. Kalbimizdeki bu hastalığı tedavi etmenin yolu ise; iman ve tefekkür üzerinde yoğunlaşıp o güzellikler üzerinde fanilik damgalarını okuyarak, sevgi ve aşkımızı gerçek sahibine tevdi etmektir.

Narsizim, Allah için verilen şiddetli aşk duygusunu, insanın kendi nefsine vermesinden ibarettir. Yani sorun şiddetli aşk duygusunda değil, onun yanlış yere yönlendirilmesindedir ki; bu insanın iradesi dahilindedir. Sahabelerin bu şiddetli aşk duygularını, Allah ve Resulüne (asm) bir anda tevdi edip, canlarını hiçe saymaları, bunun en güzel vesikasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...