Block title
Block content

"Sıfat-ı iradeden ve âlem-i emirden gelen şuursuz kavânin, dâima bâki kalıyor. Aynen onların kardeşi ve onlar gibi Sıfat-ı iradenin tecellîsi olan, âlem-i emirden gelen ruh; bekâya mazhar olmak daha ziyâde lâyıktır." İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kıyas; bilinen ile bilinmeyen arasında yapılır. Bilinenden bilinmeyene intikal edilir. Yoksa bilinir hale getirmek gerekmez, zaten bilinir halde olan bir şeyin kıyas yolu ile ispata ihtiyacı yoktur.

Mesela; bütün kediler miyavlar, önermesinde, bütün kedilerin miyavlaması bilinmeyen bir şeydir, mevcut elimizdeki kedilerin miyavlaması ise bilinendir. Şimdi biz bilinenden yani; elimizdeki miyavlayan kedilerden hareketle bilinmeyenler hakkında yani; elimizde olmayan diğer kediler hakkında hüküm çıkartarak bütün kediler miyavlar, diyoruz. Bu önerme ve hüküm; sağlam bir önerme ve hükümdür.

Aynı şekilde mevcut kanunlar, yani bu dünyadaki kanunlar bilinendir, ahiret alemi ve oradaki kanunlar ise bilinmeyenlerdir. Biz bilinenden bilinmeyene intikal ederek böyle bir önerme çıkarıyoruz. Yoksa her kanunu hem tek tek hem de bütün zamanları tahkik ederek inceleyip bir hükme varacak olsa idik, şimdiki bütün fenler ve bilimler muallakta kalacaktı. Suyun kaldırma kuvveti prensibi, bir suda sabit olduğu zaman, bütün sularda da sabit olur. Bu prensibi doğrulatmak için bütün suları elekten geçirmeye hacet yoktur. 

Ayrıca; Kur’an ve sünnet o alemde ruhun bekasına şahitlik ediyor. Yani ruhun bekası sadece bu delile dayanmıyor; bu sadece binlerce delilden bir tanesidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...