SIFAT-I MUTLAKA

“Kayıt altına alınamayan sıfatlar.

İcraatına engel olunamayan sıfatlar.”

Bedenimizden başlayıp fezaya doğru yol aldığımızda her şeyin sınırlı olduğunu görürüz.

Gözümüz sınırlı olduğu gibi, görmesi de sınırlı. Elimiz sınırlı olduğu gibi, ulaşacağı mesafe de sınırlı. Midemiz sınırlı olduğu gibi soframız da sınırlı.

Ve bu sınırlama bizim için en büyük bir rahmet.

Beden ülkemizde gözümüze sınır biçilmeseydi bütün bedenimiz sadece gözden ibaret kalırdı.

Diğer organlar için de benzer şeyleri düşünebiliriz.

Sonra nazarımızı kâinata gönderelim. İlk önce güneşle karşılaşır ve aynı şeyi onun için de düşünmeye başlarız:

Güneşe sınır biçilmeseydi bütün sema ülkesi sadece güneş olur, hiçbir gezegene yer kalmazdı.

Sınırlı denilince onun zıddı olan “mutlak” hatıra gelir. Mutlak, yani bir kayıt altına alınması, kendisine bir hudut tayin edilmesi düşünülemeyen.

Varlık âlemindeki her şeye sınırlama getiren İlâhî sıfatlar elbette mutlaktır.

Onların icraatlarını engelleyecek bir başka irade, bir başka kudret düşünülemez.

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...