Sihir hakkında ayet, hadis ve Risalelerde bilgi var mı? Üstad bu konuda ne diyor? Sihire inanmalı mıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Rasûlullah Efendimiz (asm) bir hadislerinde sihrin büyük günahlardan ve helak edici yedi şeyden biri olduğunu beyan etmiş, başka bir hadis-i şeriflerinde ise şöyle buyurmuştur:

"Bir düğüme üfüren sihir yapmış olur. Sihir yapan da şirke girer." (Nesâi, Tahrimüd-Dem, 19)

Kur'an-ı Kerim'de Müslümanların sihirbazların şerrinden Allah’a sığınmaları âyetle öğretilmiştir:

"Düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden Allah'a sığınırım." (Felâk Suresi, 113/4).

Ehl-i sünnet âlimlerinin ekserisi sihrin varlığının ve tesirinin bulunduğuna kail olmuşlardır. Mutezile ise sihrin hakikatinin olmadığını, onun bir aldatma ve saptırma ile el çabukluğu olduğunu kabul etmişlerdir.

Ulemanın ekserisi sihri öğretme ve öğrenmenin haram olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Çünkü Kur'an-ı Kerim sihri kötülemiş ve küfür olduğunu bildirmiştir. Fahreddin er-Râzî ve Âlûsî ile bazı âlimler sihri öğrenmekte fayda olduğunu söylemişlerdir. Bunlar da sihri bilmek suretiyle mu’cize ile arasındaki farkın anlaşılabileceği görüşünden hareket ederek bu hükme varmışlardır. Ya da sihre maruz kalmış kimselerin sihrini bozmak ve iptal etmek için sihri öğrenmekte bir mahzur yoktur.

Bu bu umumî tahlile göre sihir vardır ve tesir edicidir, demek mümkündür. Kim Kur'an yolunu terk ederek sihir ve benzeri yollardan birine girerse, Allah (c.c)'ın rahmetinden uzaklaşır ve büyük bir günaha girmiş olur.

Risale-i Nur'da sihir ile alâkalı şöyle bir hadis rivayet ediliyor:

"Hem, nakl-i sahih-i kat'î ile, muzır bir sâhir olan Lebid-i Yahudi, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı rencide etmek için acip ve müessir bir sihir yapmış. Bir tarağa saçları sarmış, üstünde sihir yapmış, bir kuyuya atmış. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Hazret-i Ali'ye ve Sahabelere ferman etmiş: 'Gidiniz, filân kuyuda bu çeşit sihir âletlerini bulup getiriniz.' Gitmişler, aynen öyle bulup getirmişler. Her bir ipi açıldıkça, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm dahi rahatsızlığından hiffet buluyordu."(1)

Hadisin kaynağı: Buharî, Tıb: 47, 49, 50; Edeb: 56; Daavât: 57; Bedü'l-Halk: 11; Müslim, Selâm: 43; İbni Mâce, Tıb: 45; Müsned, 6:57, 63, 96; Ali el-Kari, Şerü'ş-Şifâ, 1:706; Tebrîzî, Mişkâtü'l-Mesâbîh, (tahkik: el-Elbânî), 3:174, no. 5893.

Bu hadisten de sihrin var ve müessir olduğunu anlıyoruz.

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...