Block title
Block content

"Şirke emâre, kâinattaki tertib-i esbâbdır, her şeyin bir sebeple bağlı olduğudur. Demek, esbâbın hakiki tesirleri vardır; tesirleri varsa, şerik olabilirler mi?" sorusunun cevabını izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, bunun gibi, mevcudatın her tarafından, kâinatın her köşesinden sorduk. Birinci Mevkıfta gösterildiği gibi, zerrattan yıldızlara kadar ve İkinci Mevkıfta görüldüğü gibi, hilkat-i semâvat ve arzdan, tâ simalardaki teşahhusâta kadar hangi şeyden sorulduysa, lisan-ı hal ile vahdaniyete şehadet ve sikke-i tevhidi gösterdi; sen de gördün. Öyleyse, kâinatın mevcudatında bir emare yok ki, bir şirk ihtimali ona bina edilsin. Demek, dâvâ-yı şirk, sırf tahakkümî ve mânâsız söz ve dâvâ-yı mücerret olduğundan, şirki iddia etmek mahz-ı cehalet, ayn-ı belâhettir."

"İşte, ehl-i dalâletin vekili, buna karşı diyeceği kalmıyor. Yalnız diyor ki: 'Şirke emare, kâinattaki tertib-i esbabdır, her şeyin bir sebeple bağlı olduğudur. Demek esbabın hakikî tesirleri vardır. Tesirleri varsa şerik olabilirler.'"

"Elcevap: Meşiet ve hikmet-i İlâhiyenin muktezasıyla ve çok esmânın tezahür etmek istemesiyle, müsebbebat esbaba raptedilmiş, her bir şey bir sebeple bağlanmış. Fakat çok yerlerde ve müteaddit Sözlerde kat'î ispat etmişiz ki, esbabda hakikî tesir-i icadî yok."(1)

Allah, kainatta her icraat ve işini sebepler vasıtası ile görüyor. Bu sebeple kainatta herbir netice ve sonucun bir sebep vasıtası ile olması Adetullahtandır. Yani; Allah’ın değişmez bir prensibidir. Lakin sebepler adi ve basit iken, zahiren sebeplerden hasıl olan netice ve sonuçlar, gayet derecede mükemmel ve sanatlı oluyor. Böyle olmasının hikmeti ise yani; sebeplerin basit, sebepten hasıl olan neticenin mükemmel olması ise; insanın sebeplere takılıp neticeleri sebepten bilerek şirke ve şükürsüzlüğe gitmemesidir. Buna rağmen insanların ekserisi sebeplerin arkasında Allah’ın kudret elini ve isimlerini göremiyor, ya şirke düşüyor ya da gafletle sebeplere perestiş ediyor.

Bir binanın temelinden çatısına kadar her merhalesi nasıl ustanın maharet ve sıfatlarını gösteriyor ise; kainatta da bütün sanatlar ve eserler de Allah’ın isim ve sıfatlarını gösterir bir bina hükmündedir. Bu sanat ve eserlerin herbir sebep perdesinde bir isim sahneleniyor. Yani; sebeplerin kainatta işlemesinin en büyük sebep ve hikmeti; Allah’ın isim ve sıfatlarını izhar ve ilan edilmesidir.

Şayet her şey sebepsiz ve ani olarak vücut bulsa idi, biz Allah’ın birçok isim ve sıfatını idrak edemeyecektik. Tıpkı bir ustanın binayı aniden yapması ile maharetlerinin anlaşılamaması gibi. Sebepler sadece Allah’ın ismini sahneleyen bir dekordur, yoksa sanat ve netice üstünde bir tesir ve yaratması yoktur.

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz İkinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...