Block title
Block content

Şirketi maneviye müjdesinin kaynağı nedir? Bu müjde bizzat Üstad'ın müjdesi midir, yoksa Risalelerden çıkarılan bir yorum mudur?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şirket-i manevi Üstad Hazretlerin bir çok ayet ve hadislerden tahric ettiği, Risale-i Nurlarda geçen bir kavram ve terimdir.

Şirket-i manevi tabiri Risale-i Nurlarda şu şekilde geçmektedir:

"Birinci misal: Ehl-i dünya, büyük bir servet ve şiddetli bir kuvvet elde etmek için, hattâ bir kısım ehl-i siyaset ve hayat-ı içtimaiye-i beşeriyenin mühim âmilleri ve komiteleri, iştirak-i emval düsturunu kendilerine rehber etmişler. Bütün sû-i istimâlât ve zararlarıyla beraber, harika bir kuvvet, bir menfaat elde ediyorlar. Halbuki, iştirak-i emvâlin, çok zararlarıyla beraber, iştirakle mahiyeti değişmez. Herbirisi umuma gerçi bir cihette ve nezarette mâlik hükmündedir; fakat istifade edemez."

"Her ne ise, bu iştirak-i emval düsturu a'mâl-i uhreviyeye girse, zararsız azîm menfaate medardır. Çünkü bütün emval, o iştirak eden herbir ferdin eline tamamen geçmesinin sırrını taşıyor. Çünkü, nasıl ki dört beş adamdan, iştirak niyetiyle biri gazyağı, biri fitil, biri lâmba, biri şişe, biri kibrit getirip lâmbayı yaktılar. Herbiri tam bir lâmbaya mâlik oluyor. O iştirak edenlerin herbirinin bir duvarda büyük bir aynası varsa, herbirinin noksansız, parçalanmadan, birer lâmba, oda ile beraber aynasına girer. Aynen öyle de, emvâl-i uhreviyede sırr-ı ihlâs ile iştirak ve sırr-ı uhuvvet ile tesanüd ve sırr-ı ittihad ile teşrikü'l-mesâi, o iştirak-i a'mâlden hâsıl olan umum yekûn ve umum nur herbirinin defter-i a'mâline bitamâmihâ gireceği, ehl-i hakikat mâbeyninde meşhud ve vakidir. Ve vüs'at-i rahmet ve kerem-i İlâhînin muktezasıdır."

"İşte, ey kardeşlerim! Sizleri inşaallah menfaat-i maddiye rekabete sevk etmeyecek. Fakat menfaat-i uhreviye noktasında bir kısım ehl-i tarikat aldandıkları gibi, sizin de aldanmanız mümkündür. Fakat şahsî, cüz'î bir sevap nerede, mezkûr misal hükmündeki iştirak-i a'mâl noktasında tezahür eden sevap ve nur nerede?"(1)

"Saniyen: Bu seneki Ramazan-ı Şerif hem âlem-i İslâm için, hem Risale-i Nur şakirtleri için gayet ehemmiyetli, pek çok kıymetlidir."

"Risale-i Nur şakirtlerinin iştirâk-i a'mâl-i uhreviye düstur-u esasiyeleri sırrınca, herbirisinin kazandığı miktar, herbir kardeşlerine aynı miktar defter-i a'mâline geçmesi, o düsturun ve rahmet-i İlâhiyenin muktezası olmak haysiyetiyle, Risale-i Nur dairesine sıdk ve ihlâsla girenlerin kazançları pek azîm ve küllîdir. Herbiri, binler hisse alır. İnşaallah, emval-i dünyeviyenin iştirâki gibi inkısam ve tecezzî etmeden, herbirisine, aynı amel defterine geçmesi, bir adamın getirdiği bir lâmba, binler aynaların herbirisine aynı lâmba inkısam etmeden girmesi gibidir."

"Demek, Risale-i Nur'un sadık şakirtlerinden birisi leyle-i Kadrin hakikatini ve Ramazan'ın yüksek mertebesini kazansa, umum hakikî sadık şakirtler sahip ve hissedar olmak, vüs'at-i rahmet-i İlâhiyeden çok kuvvetli ümitvârız."(2)

"Leyle-i Miraç, ikinci bir Leyle-i Kadir hükmündedir. Bu gece mümkün oldukça çalışmakla kazanç birden bine çıkar. Şirket-i mâneviye sırrıyla, inşaallah herbiriniz kırk bin dille tesbih eden bazı melekler gibi, kırk bin lisanla bu kıymettar gecede ve sevabı çok bu çilehanede ibadet ve dualar edeceksiniz."(3)

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a

(2) bk. Kastamonıu Lâhikası, (62. Mektup)

(3) bk. Şualar, On Dördüncü Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

kechelyy
bir tek maksad için bir tek vazifede bulunanlar, birbirinin aynı hükmündedirler. ~RN-Mektubat/278~
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
Üstadımız ''İnşallah Ümitvarız'' diye Rahmeti İlahiyeden dileğini kuvvetli bir şekilde belirtiyor.Öncesinde ise neticenin bu şekilde olmasınin Hikmeti İlahiyeye ne kadar muvafık düştüğünün sebeplerini açıklıyor.Yüzde yüz böyledir diye kesin hüküm vermiyor.Ancak;Ehli Sadıkın Duaları umumiyetle İndi İlahide rededilmeyip ,kabul gördüğünden '' kuvvetle '' ifadesi ile buna işaret ediyor.Aslında Ehli İman ve İslam tam bir samimiyetle,sadıkıyetle ve teslimiyetle İlahi Emirlere ve Sünneti Seniyyeye temessük etse ''Bütün Müminler Kardeştir'' müjdesinin içine dahil olur ve aynı sonuca ulaşmış olur.'Bende İmamı Alinin manevi veledi olurum'' ifadesi de bu geçeğin bir başka ifadesidir.Her namazda ve duada Ehli İslamı dahil etmiyormuyuz.İşte bu duaların kabulüne mani olacak ister dünyevi ister uhrevi takaza,hased,menfaat v.b gibi İhlası kıracak,mümine yakışmayan hallerin arada bulunmaması gerektir ki Üstadımız buna da işaret etmişler.Zira sadık bir mümin din kardeşinin ahiretinede yardımcı olan,bu hayırlı işi kardeşim yapsın diyerek Kardeşinin nefsini kendi nefsine tercih ile mümkündür.''Kardeşinizin nefsini tercih etmedikçe kamil manada iman etmiş olmazsınız H.Ş'' Mübarek sözde buna işaret etmektedir.Gerçekte hayatımızın her halinde, diğergam olmayı bir tarzı hayat haline getirirsek zaten şükrün,hamdın,kardeşliğin kapısını ardına kadar açmış oluruz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
fakirullah
Kardeşim, külliyattan anlayabildiğim kadarıyla "Şahsı manevi teşkil ederek" hizmet etmek, Üstadımızın(RA) Kur'an'dan bu asra muvafık istihraç ettiği bir hizmet METODUdur. Önceki asırlarda şahsen istikametli zatlar yani mürşid-i kamiller bulunuyormuş, irşad hizmeti bu kişilere intisab ederek devam ediyormuş. Lakin bu dehşetli asır ise : "Halbuki, o asırda şahsen istikamette mümtaz bir hususiyet kesbetmek çok uzaktır. Demek, şahsî istikamet değil." Sikke-i Tasdik-i Gaybi ( 163 ) denildiği gibi şahsın tek başına istikameti olamıyor. O yüzden bağlanılacak insan-ı kamil çok nadir oluyor. Bir de enaniyet asrı olduğundan hizmet terbiyesine girenin enesinin eriyeceği bir havuz gerekiyor. Bu iki sebepten dolayı, duruma muvafık hizmet şekli şahsı manevi ile hizmet etmektir. Hüküm ve düsturlar bunun üzerine değerlendiriliyor. Mesela ihlasını kıran kişi şahsı manevideki tüm kardeşlerinin hukukunu çiğnemiş oluyor. Keza neticede de bir kişi şahsı manevideki umum kardeşlerinin hayrına -derecesi nisbetinde- ortak oluyor. Umumdan hisse alabilen, erimiş bir kardeş enaniyetten kurtulduğu gibi hasenat cihetinde azim bir sermaye kazandığından, inşallah lutf-u İlahi ile ehl-i necat oluyor. Rabbimiz cümlemize nasip etsin.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...