Block title
Block content

"Siyah ve beyaz nakışlarla nakışlı bir imâmeyle küre-i arzın kafasını saran semâvat ve arzın Nâzım ve Hâlıkı olan Allah'ın ulûhiyetine lâyık mıdır ki, âlemin bazı safahatını miskin bir mümkine tevdi ve tefvîz etsin?" ifadesinin izahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ'lem eyyühe'l-aziz! Siyah ve beyaz nakışlar ile nakışlı bir imâmeyle küre-i arzın kafasını saran semâvat ve arzın Nâzım ve Hâlıkı olan Allah'ın ulûhiyetine lâyık mıdır ki, âlemin bazı safahatını miskin bir mümkine tevdi ve tefvîz etsin?"(1) 

Buradaki siyah ve beyaz nakışlar, gece ve gündüze kinayedir. Dünyanın kendi etrafında dönmesi ile hasıl olan gece ve gündüzler dünyanın başına sarılmış biri beyaz diğeri siyah iki sarık gibidir. Gündüz ile gelen nimetler nasıl sayısız ve sınırsız ise gece ile gelen nimetlerde aynı şekilde sayısız ve sınırsızdır. Yani gece ve gündüz Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden iki külli delil iki külli sayfa hükmündedir.

Elbette Allah böyle külli ve geniş delillerini ya da ihsan ve ikram araçları olan gece ve gündüzü sebeplere ve tabiata havale etmez, bizzat kudret ve rahmet tasarrufu ile tedbir ve idare eder. Ve insanların da bunu böyle okumasını şiddetle teşvik eder.

İnsanlar böyle nimetleri Allah’tan bilmeyip bunları miskin sebeplere verirse, büyük bir cürüm ve şirke düşmüş olur. Allah’ın kudret ve iradesi öyle külli ve şamildir ki hiçbir şeyi harice bırakmaz, hepsini tasarruf dairesine alır. Herhangi bir şeyi tasarruf dışı görenleri veya hariç addedenleri Allah müşrikler sınıfına yazar ve ebedi bir ateşle cezalandırır.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Zerre

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Zerre | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2611 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...