Block title
Block content

"Size, bir ay evvel mânevî bir muhaverede Risale-i Nur’un azîm tahşidatına dair gayptan gelen bir cevabı yazmıştım. Bazı zâtlar o fıkrayı Âyetü’l-Kübrâ risalesinin âhirine ilhak ettiler." ifadesini, “manevi muhavere” ile izahı eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad ileride çıkabilecek muhtemel olan soru ve itirazları, sorulmadan önce, kendi manevi aleminde değerlendiriyor ve cevaplandırıyor. Sanki zihninde itiraz eden veya anlamak için soran kişiler varmış gibi, onları muhatap alarak cevaplar veriyor. Bu manayı da manevi bir muhaverede, yani "Zihnimde belirmiş bir soruya cevaptır.", demek sureti ile ifade etmiştir. Üstad'ın, bahsi geçen yerdeki şu ifadesi bu manaya işaret eder:

"Bugünlerde, mânevî bir muhaverede bir sual ve cevabı dinledim. Size, bir hülâsasını beyan edeyim."(1)

Başka bir mana olarak, manevi bir iletişim ile talebeleri arasında bir soru cevap muhaveresi de olabilir. Zira ehl-i hakikatin akıl, kalp, ruh ve manevi hisleri inkişaf ettiği için, maddi kayıtlardan ve zorluklardan sıyrılıp, maneviyatın kayıtsız, mekansız ve zamansız iklimine girerek, birbirleri ile alaka ve iletişim kurabilirler. Onun için, biri doğuda, biri batıda, biri dünyada, diğeri berzahta da olsa, aralarında irtibat ve iletişim sağlayabilirler; onların irtibatını madde ve zaman sınırlandıramaz. Nasıl ki, bugün dünyanın her yeri ile telsiz telefonlarla iletişim kurabiliyoruz. Madde için mümkün olan bu kural, maddeden ve zamandan sıyrılmış kalp ve duygular için bu daha kolaydır. 

(1) bk. Kastamonu Lahikası, (27. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...