Block title
Block content

"Şöhret bir müstebittir; sahibine mal eder başkasının malını. Meşhur Hoca Nasreddin letâifi içinde, zekâtı, yani onda biri, onundur asıl malı..." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şöhret Zalimedir"

"Şöhret bir müstebittir; sahibine mal eder başkasının malını. Meşhur Hoca Nasreddin letâifi içinde, zekâtı, yani onda biri, onundur asıl malı."

"Rüstem-i Sistanî onun hayal-i şanı garet etti bir asır mefâhir-i İran'ı. Gasb ve garetle şişti o namdar hayali, hurâfâta karıştı, attı nev-i insanı."(1)

İnsanlar, meşhur ve göz önünde olan insanlara değerinden fazla değer atfederler. Onlarda olmayan sıfatları onlara yakıştırırlar. O şöhretli insanların bir iki meziyeti varsa, beş on meziyeti de halk zorla onlara dayatır. Şayet o meşhur zat yaşıyor ise, halkın bu dayatması karşısında mahcup olmamak ya da nefse hoş gelmesi bakımından onların dediği gibi bir tavır sergilemeye başlar, hatta suni ve tekellüfler ile kendini o biçilen role uydurmaya çalışır. Bu da onu riyakar olmaya icbar eder, yani ahlaksızlaştırır.

Şayet o meşhur şahıs ölmüş birisi ise, bu kez efsaneleşip mitolojik bir varlık haline gelirler. Herkül, Zaloğlu Rüstem, Kara Murat, Battal Gazi, Tarkan gibi tarihi kahramanlar, hep bu mübalağalı bakış açısının abartılı tipleridir.

Mesela, kimin yazdığı bilinmeyen anonim fıkralar, "Olsa olsa Nasreddin Hoca gibi bir nüktedanın olabilir." düşüncesi ile bütün fıkraları ona isnat edilir ve ona yakıştırılır. Halbuki ona isnat edilen fıkraların onda biri bile onun olamaz ve olması mümkün değildir.

Şöhret, bütün olumlu veya olumsuz sıfatları üzerine çeken bir mıknatıs gibidir. Sonra o şahsı şahıslıktan çıkarıp hayali bir kahraman şekline çeviriyor.

(1) bk. Sözler, Lemeât.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...