Block title
Block content

Son nefeste imansız ölmekten korkuyorum. Psikolojik olarak da kendimi iyi hissetmiyorum. Bu mesele beni çok beter etmiş durumda. Lütfen ferahlatan bir Risale reçetesi sunar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, sizin bu kaygı ve endişeniz ümitsizliğe ve korkuya değil, takdire şayandır. Zira bu telaş ve korku şüphe ve inkardan değil, tam aksine imandan, hatta imanın kemalinden geliyor. Çok büyük evliya ve alimler bile akıbetlerinden korkup telaş etmişken, bizim daha ziyade telaş etmemiz gayet doğal ve normaldir.

İkincisi, korku ve ümitsizlik ifrat derecesine vardığı zaman, bu ve buna benzer  ayetleri kendimize rehber yapmalıyız.

"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok mağfiret edici, çok merhamet edicidir." (Zümer, 39/53)

"Ey mü'minler! Hep birden, bütün günahlarınızdan Allah'a tövbe ediniz ki, felaha, kurtuluşa eresiniz." (Nûr, 24/31)

Peygamber Efendimiz (asm) de bu hususta şöyle buyurmuştur: İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Son nefesini vermedikçe Allah, kulun tövbesini kabul eder."(1)

 Hz.Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"İnsanoğlunun her biri hatakârdır. Ancak hatakârların en hayırlısı tövbekâr olanlarıdır." (2)

Üçüncüsü,

"Ümit ve iman gibi pek âli sermayemiz var. Hoca efendi hazretlerinin âli tavsiyeleri: Beş vakit namazını tâdil-i erkânla kıl. Yani, başka ibadete gücün yetmez. Namazın nihayetindeki tesbihleri yap. Yani, başka zikri yapamadım diye teessüf etme. Yedi kebâiri terk et. Çünkü sagairi arayacak zamanda değiliz. İttibâ-ı sünnet et. Zira bu zamanda arkasında gidilecek ve harekâtı taklide değer, saf, hâlis ve muhlis bir hâdi -ki, o da seni yine bu yola götürecektir- maalesef bulamayacaksın. Belki bu yola çıkaracaklar vardır; fakat kömürle elması kim fark edecek? Öyleyse, sen çalış, ondan daha iyi kılavuz bulamazsın."(1)

Üstad Hazretlerinin "Farzları yapan ve kebairi terk eden, bu zamanda kurtulur." tespiti, bu zamanın şartlarına ve gereklerine uygun bir tespittir. Büyük günahları işlemeyip farz emirleri de ifa edersek, inşallah bu zaman şartları içinde ehl-i necat oluruz.

Yedi büyük günah cinayet, zina, şarap içmek, anne ve babaya bakmamak, kumar oynamak, mahkemede yalancı şahitlik etmek, dine zarar veren batıl ve bidat fikirlere taraftar olmaktır. Farzlar ise İslam’ın beş şartı olan namaz, oruç, zekat, hac, kelime-i tevhiddir.

Bu günahlara ya da küfre düşmüş insanlar, külliyen helak oldu şeklinde anlamak da doğru olmaz, zira  insan son nefesine kadar tövbe ve imana nail olabilir. Tövbe ve iman kapısı son nefese kadar açıktır.

Dipnotlar:

(1) bk. Tirmizî, Da'avât 103, (3531); İbnu Mâce, Zühd 30, (4253).
(2) bk. Tirmizî, Kıyâmet 50, (2501); İbnu Mâce, Zühd 30, (4251).
(3) bk. Barla Lâhikası, (48. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

zealot
Harika bir cevap. Yalnız sekarat anında gelecek soruları tabiri caizse oss kpds gibi sınav sorusu formatında düşünüp buna hazırlanmakta fayda olur. Gelecek sorularda verilmiş. Konu kitapları da mevcut. Dolayısıyla burda bizim cokça risale okuyup buna ders çalışır gibi bakmamız gerekiyor. 26.sözü okuyup aklen halledip, kalbe ve ruha sirayet ettikten sonra münker nekirin kader soruları daha bir kolay gelir inşaAllah. Risale risale risale :)
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...