"Sonra anladım ki, bu vadide bir tefsir köyümüzde var. O tefsiri getirdik, mukabele ettik… Tahkikat neticesinde, tefsirin matbaa ve müstensihlerin eser-i sehvi olarak muhalefet olmuş. İki üç yerde müsvedde listemizi tashih ettik." Burada ne anlatılıyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Fakat bunu biliniz ki, bu fihriste muvakkat bir mehaz olmak için takribî bir tarzdadır. Ben kolaylık için, kısmen eski mahfuzatıma, kısmen iki mikyasla dokuz saatte perişan hattımla yazmıştım. Sonra anladım ki, bu vadide bir tefsir köyümüzde var. O tefsiri getirdik, mukabele ettik. Ekseriyet-i mutlakayla tevafuk etmişiz, birkaç büyük yekûnlarda, on-on beş küçük yerlerde muhalefet oldu."

"Tahkikat neticesinde, tefsirin matbaa ve müstensihlerin eser-i sehvi olarak muhalefet olmuş. İki üç yerde müsvedde listemizi tashih ettik. Sonra o tashihimizin yanlış olduğunu anladık, daha listemizi değiştirmedik. Matbaa hatası olarak tefsir tashihe muhtaç zannettik, fakat edemedik. Çünkü sahibi büyük bir müdakkik ve matbaa da Câmiü’l-Ezher yanında ve kurbünde, Ezherî ulemasının nazarı altında olduğundan tashihe cüret edemedim." (Barla Lahikası, 230. Mektup)

Üstad'ımız tevafuklu bir Kur’an yazdırıyor ve bu Kur’an’ı Ezher üniversitesinde basılmış bir tefsirin içindeki orijinal Kur’an metinleri ile mukayese yapıyor. Bu mukayese sonucunda her iki Kur’an metinleri arasında büyük bir uyumun olduğu görülüyor.

Ama bunun yanında on-on beş küçük yerde uyumsuzluklar da görülüyor. Bu küçük uyumsuzlukların neden kaynaklandığı konusunda önce matbaa basımındaki yanlışlıklar olabileceği üzerinde duruluyor; sonra ise hem müellifinin hem de basımını üstlenen Ezher üniversitesinin itibarı nazara alınarak, bu kıyas ve tashih işinden vazgeçiliyor.

Muhtemelen bu küçük uyumsuzluk ve hatalar matbaa basımındaki yanlışlıklardır...

Bu eserin İbn-i Abbas (r.a)'ın "Tenvirü'l-Mikbas" olma ihtimali de şu değerlendirmelerden çıkarılabilir:

"En zahirîsi rivayete istinad edilen tefsir-i Tenvirü'l-Mikbas'ta yazılan adettir. Bizim yazdığımız liste de onunla muvafakat ediyor. Kur'an-ı Hakîm, bana kendinden başka bir üstadı reva görmediği içindir ki bu sekiz sene içerisinde yalnız bir defa o meşhur tefsiri üstad kabul ettim, yanlışa düştüm. Demek ki Kur'an-ı Hakîm bana kâfi, vâfi, şâfî bir üstaddır. Evet, o yeter." (Rumuzat-ı Semaniye, s. 128, Envar Neşriyat, İstanbul 2022)

"Şu surelerin kelimatlarının ve harflerinin adedi, tefsir-i İbn-i Abbas'a istinaden Tenvirü'l-Mikbas namındaki meşhur tefsirin tahkikatına binaendir ki o tefsir hem Hazret-i İbn-i Abbas'a (ra) hem rivayete istinad ettiği için onun tahkikatı muteberdir." (bk. age., s. 122)

"Hem Tenvirü'l-Mikbas tefsiri gibi sair eserler hangi mikyas üzerine gidiyorlar teşhis edemedim. Bazı surelerde bir mikyas görüyorum, diğer surelerde değişiyor." (bk. age., s. 128)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...